kozmik beden temizliği nedir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kozmik beden temizliği nedir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Şubat 2009 Pazar

MARANKİ Diyorki; Prof. Dr. Ahmet Maranki'den sağlıklı ve dinamik kalmanın formüllerini öğrenmek için tıklayın...

. 1 Şubat 2009 Pazar
0 yorum


Son 70-80 yıldır hayatımıza giren sadece kimyasal terkiplerden oluşan ilaçlardan medet umarak çığ gibi büyüyen hastalık çeşitlerini ve oranlarını yok etmeyi beklemek yerine, binlerce yıldır insanlığın şifa bulduğu eskimez metotlarla birlikte gelişen teknolojinin ışığı altında Ortodoks tıbbının deneyim ve engin tecrübelerinden de istifade ederek işbirliğiyle İntegratif-Bütünsel Tıp metotlarını da kullanarak çözüm yolları aramanın vaktinin geldiğini, hatta geç kalındığını paylaşarak sizlere yeni bir ufuk açmak istiyoruz.

Koruyucu Hekimlik

İlkokuldan başlayarak, lise ve üniversitede mutlaka önleyici, koruyucu hekimlik ve sağlıklı beslenme ile ilgili dersler zorunlu olarak okutulmalıdır. Tıp fakültelerine dünyadaki emsalleri gibi bitkisel tedavi ile ilgili bölümler ve yan bilim dalları geç kalmadan kurulmalıdır.

İlaç Tüketimi

Avrupa ve Dünya ülkeleri kendi ilacını kendi üretmektedir. Türkiye yüz milyarlarca dolar dövizi ilaca vermektedir. Ülkemiz bu kadar zengin değildir. Ülkemizdeki yetkililer sağlıkta başka metotlar aramadığı için birtakım telkinlerinde etkisiyle bu necip milletin torunları sadece kimyasal ilaçlara mahkûm edilmekte kısır bir döngüde kalan son ömürlerini elinde ilaç torbalarıyla hastane kapılarında geçirmektedir. Türkiye binlerce yıllık tababet kültür birikimiyle çaresiz değildir. Yeter ki irade ortaya konulabilsin çare çoktur.
Bitkiler dünyası bunlardan sadece birisi olup, bilimin ışığında insanlığın kurtuluş reçetelerini ortaya koyabilecek birikime sahip olduğunun işareti, dünyamızın kuruluşundan bugüne kadar insanlığa yaptığı ve hiçbir zarar ve yan etkisi ve bağımlılığı olmayan, doğru kullanıldığında şifa veren bitkiler dünyasıdır.

Melez-Hibrit Dölsüz Tohumlar

Bitkilerden; meyve ve sebzelerin geni değiştirilmiş-melez-hibrit-ebter-geri dönüşümsüz-tek kullanımlık dünya literatüründeki adıyla disposable tohumlardan üretilenleri kullanmayınız. Israrla doğal tohumlardan üretilen bitkileri tercih ediniz. Bu gibi tohumlardan üretilen bitkiler şifacı olamayacağı gibi bağışıklık sistemine hiçbir katkısı olmayan antioksidan mineral ve vitamin içermeyen, bugün hızla artan kanser hastalıklarını tetiklemektedir. Çünkü iyi niyetlerle ortaya çıkan bu gibi çalışmaların bilimsel olarak insana ve doğaya tesir ve geri dönüşümleri, sonuçları mutlaka araştırılmalıdır!

Toprağın biyolojik yapısını bozduğu ve sonraki kullanımlar için dejenerasyona uğratması yanında bu tohumlardan çıkan bitkilerden uçan polenlerin son zamanlarda artan alerjik hastalıklara sebep olduğu, floraya tesir ederek çevre ekolojik dengeyi etkilediği dikkate alınmalıdır.

Son zamanlarda ülkemizde sık sık ve dünyada da yaygın olarak görülen mucizevi iksir “ balı” üreten arıların ölümü acaba bu hibrit tohumlardan üretilen bitkilerin polenlerinden mi kaynaklanmaktadır. Daha bunun gibi yine ülkemizde yetişen sulu bitkiler; kavun, karpuz, domates, salatalık gibi antialerjik, soğutucu bitkiler oldukları halde tam aksine kendileri allerjen duruma gelmişlerdir. Bütün bu bitkilerin tüketilmesiyle insan genininde zamanla dejenerasyona uğrayabileceği de dikkatle düşünülmelidir.

Doğum oranlarının son yıllarda azalması ve kısırlık probleminde hibrit tohumların etkisi mutlaka araştırılmalıdır. Dölsüz tohumlardan tüketerek döl vermek mümkün müdür? Kesinlikle ve acil olarak araştırılmalıdır.

Bu, asrımızın çözümsüz problemlerinin en başında yer alan bir durumdur. Bu duruma devlet ve sağduyulu çiftçiler mutlaka el atmalı, gelecek nesillerimizi korumak için Anadolu’muzun tabii tohumları tamamen yok olmadan müdahale edilmelidir.

Bitkileri tohumlarını seçtikten sonra ekilecek arazinin mümbit ve temiz olması, tohumu ekecek kişinin ruh durumu, sağlığı düzgün olmalı, yani ekimi, dikimi, büyütme, hasadı, kurutmasından bize ulaşan en son mamul haldeki içecek ve droglarına kadar yapılacak işlerin sevgiyle ve isteyerek yapılması çok önemlidir. Gelişen teknolojik aletlerle yapılan Kirlian fotoğraf tekniği, termal kamera ve rezonans aletlerinin de görüntülemeleriyle ortaya çıkan bir gerçek, sevgiyle yapılan bu işlerde bitkilerin tamamen etkilendiği hatta kimyalarında değişiklikler husule gelerek etkin maddelerinin oranlarının ve enerji boyutlarının tamamen farklılaştığı ortaya konulmuştur.

Aşırı Gübreleme

Sebzeler temizleyici, meyveler ise besleyicidir. Sebze ve meyvelerinizi tüketmeden önce günümüz çevre ve toprak kirliliğini (nitrat fazlalığı ve toksin vs), yetiştirme aşamasında tatbik edilen hormon ve antibiyotik vs. katkıların zararlarını minimuma indirmek için elma, üzüm, limon sirkelerinden birine karıştırılmış sıcağa yakın ılık suda 5 dakika tutulmasını öneririz.

Pişirme

Bitkilerden hazırlanan yiyecek ve içecekler tedavi edici kürler dışında kesinlikle fazla pişirilmeden, tıkırında ve suları dökülmeden günlük olarak tüketilmelidir. Mümkünse suları içilerek, yemek haricinde günlük tüketilmelidir. Meyve ve meyve hoşaflarında da aynı metot geçerlidir.

Meyve – Sebze Suları

Alışkanlık haline getirdiğimiz ve sıkça kullandığımız portakal, greyfurt, elma, vişne, kayısı, erik gibi meyve sularını mevsiminde çiğden sıkarak içmeli, konsantre halde kullanmamalıyız. Bunları tüketirken en fazla kilonuza göre içeceğiniz miktar 1-2 bardak olmalıdır.
Boş karna portakal, greyfurt gibi asitli meyve suları içilmemeli, mümkünse yemek aralarında uygun miktarda tüketilir. Kür uygulamaları bunun haricindedir. Kür uygulamalarında zeytinyağı ile yudum yudum içilen meyve suları bununla karıştırılmamalıdır.

Kaç Öğün Yemeli?

Günde iki öğün ve öğünlerinizde her zaman bir çeşit gıda tüketiniz. Örneğin; bir öğün lahana, bir öğün makarna gibi…

Kanuni Sultan Süleyman ve Yavuz Sultan Selim gibi cihan padişahlarının herkesten çok imkânlarının olmasına rağmen hayatları anlatılırken en önemli özelliklerinin başında her gün iki öğün ve bir çeşit yemek yediklerine ibretle şahit oluruz. “Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi” sözünün açılımından bunu mu anlamalıyız acaba?

Mevsimlerde Ne Yiyelim?

Salatalarınızı mutlaka mevsimlik sebze ve meyvelerden seçiniz. Yani kışın domates, salatalık, yeşilbiber kullanmayınız. Yazında kışlık sebzeleri kullanmayınız. Türkiye için havuç ve lahanayı(yuvarlak, suni lahana) bu kışlık sebzeler içinde gösterebiliriz. Bu sebzeler yaşadığınız iklime göre değişim göstermektedir. Yenilebilecek et yemek türlerinden önce salata yiyiniz ki, bitkilerdeki temizleyici özellikle etten gelebilecek zararların önüne geçilsin.

Bitkileri ve çaylarını kür uygulaması haricinde devamlı ve peşpeşe tüketmeyiniz.
Beyaz ekmek tüketmeyiniz. Çok çabuk acıkırsınız. Tabi mayayla üretilmiş tabi buğday unundan ekmeği diğer günlerde kepek, yulaf, çavdar, mısır gibi veya çekirdek ekmek gibi ekmek çeşitlerini münavebeli olarak tüketiniz. Acıkmadığınızı göreceksiniz.

Kahve ve Çaya Dikkat!

Siyah çayı radyasyonsuz olarak yemeklerden bir saat önce veya bir saat sonra içebilirsiniz. Ancak yeşil çayı içebilir, hatta posasıyla birlikte tüketmenizi öneririz. (Yeşil çayın içindeki Kateşin etken maddesinin demlemeyle suya %15-25 oranında geçtiği, daha iyi antioksidan etki göstermesi sebebiyle yeşil çayı posasıyla veya sıkıştırılmış tablet olarak tüketilmesini öneririz.

Her türlü bitki çayını aromatik ve uçucu yağlar ihtiva eden bitkiler hariç. aşırıya kaçmamakla günde 2-3 bardak birkaç damla limon damlatarak içebilirsiniz.

Bütün bitki çaylarınızı tatlandırılırken bal, hurma, kuru üzüm, siyah kuru kayısı, tabii pestil, dut vs. kullanabilirsiniz.

Her gün 2 veya 3 küçük fincan dövülmüş Türk kahvesini kahvaltı ve öğle yemeği sonrası ve akşamüstü (ikindi çayı yerine) içebilirsiniz. (Her hangi bir kronik rahatsızlığınız, kalp kolesterol rahatsızlığınız, alerji sorununuz ve vitiligo rahatsızlığınız mevcut değil ve sağlıklıysanız.) Vitamin, mineral, enzim ve besin destek ürünlerini suni, kimyevi, tabii olmayan metotlarla saflandırılmış droglar-tabletler halinde almamaya çalışınız. Metabolizma bunları belli yaşlarda (erken ve geç yaşlarda), tolare edememekte, bedende alınan bu ağır metaller sebebiyle çökme yaparak toksin ve kitleler oluşabilmektedir.

Kansere Sebep mi?

Kanser diye teşhis konulan vakaların bazılarında yapılan laboratuar analizlerinde, oluşan kitlelerin, safra ve böbrek taşlarının bu sebeple oluştuğu üzerinde görüşler ağırlık kazanmaktadır. Biz bu destekleri tamamen ve doğrudan tabii olarak kaynağından yani bitkilerden-sebze ve meyvelerden almaya gayret göstermeliyiz.

Mesela hepimizin alışkanlık haline getirdiği ve bilhassa çocuklarımızın kullandığı C vitaminleri ve yaşlılara kullandırılan kalsiyumun fazla kullanımı vücutta kireçlenmelere böbrek, prostat ve safrada taşlaşmalara sebep olabileceği göz önüne alınarak bu gibi vitamin, mineral ve enzimleri havuç, brokoli, lahana, maydanoz gibi bitkilerden almalıyız. Burada çok önemli bir detayı açıklamak istiyorum; suni olarak aldığımız vitamin ve minerallerden sadece o özelliği yani kalsiyumu veya vitamini bildirilen miktarda alırız.

Bitkilerle tabi yoldan o özellikleri almak istediğimizdeyse, o özellikle beraber onun bedene girmesiyle fazla veya eksik olabilecek ve onun tolaresine yardımcı olabilecek farklı özellikte vitamin, mineral ve enzimleri de beraber alırız. İşte bu özelliğinden dolayı vitamin, mineral ve enzimlerimizi bitkilerden sağlamalıyız.

Yemek Yeme Sanatı

Yemeklerin arkasından hemen meyve ve tatlılarınızı yemeyiniz, çay içmeyiniz. İnek yağı ve tabii şekerden yapılmış başta meyve tatlısı olmak üzere bütün tatlılarla ile çayınızı tatlandırarak yemeklerden en az 1 saat sonra, meyvelerinizi de 2 saat sonra mevsimlik meyve olarak tüketebilirsiniz. Tatlıları yemeklerden öncede tüketebilirsiniz.

Besinleri Karıştırmayın!

Yukarıda anlatılanların gerekçesi olarak, yenilen öğünlerde karbonhidrat, protein, şeker ve diğer enzimlerin birbirine karışarak, hem aldığınız besinlerin yan etkisinden korunmanıza, hem de gıdaların tam olarak alınmasına ve metabolizmanın bozulmamasına kaygı ön planda tutulmaktadır.

Öğünlerin Vakti

Akşam, güneş battıktan sonra son öğününüzü yiyebilir iki saat sonra çay, tatlı ve meyve dahil hiçbir gıda almayınız. Çünkü bu saatten sonra safra kesesi saati başlamaktadır. Kozmik Bilim Işığında Şifalı Bitkiler kitabımızda, gösterilen Beden Organları Aktif Çalışma Saatlerini dikkatle inceleyip ona göre bir beslenme, dinlenme ve hayat tarzı modeli geliştiriniz.

Üç Beyazdan Kaçının

Öğünlerinizde 3 beyaz yani bize göre suni un, suni tuz, suni şekerden uzak durmanızı, bunların yerine zaten bitkilerde olanlarıyla iktifa etmenizi ve tabii şekliyle kullanılmalarını öneririz. Çünkü beyaz un onlarca işlemden geçerek önünüze gelmekte, tuz rafine edilmekte, şekerse tabiilikten tamamen uzaklaşmaktadır. Şayet siz yeni bir dünyaya doğsaydınız zaten ekstradan ne un ne şeker ne de tuz kullanacaktınız. Kısaca bunların bir alışkanlık olduğunu önemle hatırlatmak istiyoruz.

Burada 3 beyaz üzerinde önemle durmamızın sebebi, bugünkü hastalıkların sebeplerinin hepsinde bu suni 3 beyazın çok büyük bir payı olduğu gerçeğidir.

Suyun Önemi

Sabahları kalktığınızda bir bardak ılık su içmenizi, mümkünse taze sıkılmış limon suyuyla karıştırarak içmenizi öneririz. Sular kullanılırken klordan arındırılmış olması gerekir. Klor serbest radikalleri arttırabileceği gibi klorlu suyla yıkanmak ve ardından güneşlenmek ultraviole ışınlar sebebiyle ciltte tahrişlere sebep olabilir. Halk dilinde alalık denilen Vitiligo’ya sebep olabilir.

Su İçmek Sağlıktır

Gün boyunca yemeklerden bir müddet önce ve bir saat sonra en az birer bardak su içmenizi, yatmadan önce bir bardak ılık suya 1 çorba kaşığı tabii elma sirkesi karıştırarak içmek metabolizmanızın yenilenmesi ve tanzimlenmesinde büyük rol oynayacaktır.

Tabii Sütleri Tüketin

Kozmik Bilim bugünün üretim şekil ve şartlarını da göz önüne alarak sütün sadece hayvan ve insanların yavruları için tabii olmak şatıyla tüketilebileceğini önermekte, geni bozulmamış hayvanlardan sağılmış sütlerin ise ancak yağ, yoğurt, peynir, kefir ve diğer süt ürünlerinde kullanılmasını önermektedir. Bugün üretilen tabii süt miktarıyla tüketilen süt ürünleri miktarı arasında çok büyük farklar olduğundan, dolayısıyla sütten yapılmış mamüllerin süt mü süte eşdeğer bir madde mi veya süt tozu, vs mi olduğu araştırılarak tüketilmelidir.

KOBİK bütün bu şartları göz önüne alarak yaptığımız araştırmaların çarpıcı sonuçları karşısında sizlere bu konuda sadece doğal yolla yetiştirilmiş inek manda, koyun ve keçiden sağılan ve kaynatılarak yapılmış peynir yoğurt ve yağları, doğal yolla yetiştirilmiş keçi sütünden yapılmış peynir, kefiri ve dondurmaları önermektedir.

Limon Mucizesi

Limon Yaratıcı’nın mucize bir meyvasıdır. Yediğiniz her şeye başta tatlılar olmak üzere, etlerinize ve sebzelerinize limon sıkarak onların olumsuz etkilerinden kurtulabilirsiniz.
İçtiğiniz her bardak suya da birkaç damla olmak üzere limon sıkabilirsiniz.

Astrolojik Takvim

Yukarıda sıraladığımız hükümler yanında mutlaka astrolojik boyutta dünyanın her yerinde uygulanan bedeni temizleme-arınma-detoks programlarını yaparak, metabolizmamızı, kalın bağırsak, karaciğer ve safra kesemizi temizleyerek bitkilerden azami seviyede istifade ederek sağlıklı yaşama geçebiliriz.

Bütün inanç kitaplarında yer alan bir hükmü hatırlatmak istiyoruz; hastalıklarımızın da sebeplerinde bu hüküme uymamamız görülmekte, her ne kadar konunun uzmanları günde 2-3 öğün değil 7-8 öğün yiyin deseler de, bizler Kozmik Bilinç’te olanlar O’nun yani Yaratıcı’nın ve büyük öğreticilerin sözlerine kulak vererek “Acıkmadan yemeyin, doymadan yemekten el çekin” kuralına uymaya çalışalım. Bunu yaparken de yukarıda sıraladığımız kaide ve metotlara uyalım.

Klik disini untuk melanjutkan »»

Prof.Dr.Ahmet Maranki Hocamızla Tüm Şifalı Bitkilerle Tedavi Şekilleri

.
0 yorum

Prof.Dr.Ahmet Maranki Hocamızla Tüm Şifalı Bitkilerle Tedavi Şekilleri buradan Hocamızın hergün aktardığı taze bilgileri burada paylaşacağız halkımızın bilinçlenmesi ve daha iyi yerlere gelebilmemiz için önce sağlık diyoruz bu detayı lütfen atlamayalım ve hocamızı takip etmeye devam edelim sakın kaçırmayın üzülürsünüz

Klik disini untuk melanjutkan »»

29 Ocak 2009 Perşembe

kozmik-bioenerji

. 29 Ocak 2009 Perşembe
0 yorum

Kozmostan gelen ve orada daima mevcut olan bioenerji yeryüzünde bulunan insan organizmasının hücrelerine, bitki tohumlarına, yani çevremizde bulunan bütün canlılara "moleküler" seviyede etki eder.



Bugünkü ilmin kabul ettiği gibi, kozmik bioenerji; hücrelerin ilk önce dış membranı seviyesinde iyonların geçirgenlik yeteneğine etki ederek, membran düzeyinde iç ve dış iyonların farklılığını oluşturarak elektrik potansiyel farkını ortaya çıkarıp hücrenin elektrik geçirgenliğinin değişmesine sebep olur. Böylece aynı zamanda hücre içinde bulunan organoidler ve onlarda bulunan polimerlerin poliyarlığı değişmekle bu polimerlerin kuruluşunda konformasyon yani değişiklik ortaya çıkar.

Hücre seviyesinde bu şualar, radyo dalgaları ve biyolojik aktif hücrelerde fizyolojik aktif maddelerin ortaya çıkmasına etki eder, böylelikle fizyolojik aktif maddeler esasen birleştirici olan hücrelerde sentez olunur. Böylelikle aktif maddeler kateholominler, prostoglendinler, kininler ve diğerlerinde ilk önce kan devrini ve maddelerin mübadelesini hızlandırır. İşte bu reaksiyonlar pozitif yüklü dalgaların etkisi ile hızlanır. Böylelikle hücrelerde olan enerji jenerasyonuna yardım ederek hücre dahilindeki proseslerini -proteinlerin parçalanmasını, sulu karbonların, ATP'nin sentezini ve parçalanmasını, sulu karbonların, yağların enerji kaynağına dönüşmesini- sağlayarak enerji kaynağı olarak istifade olunmasını hızlandırır. Biz bu izahlardan sonra diyebiliriz ki, organizmaların ihtiyacına bağlı olarak bu her iki (pozitif=müspet, negatif=menfi) enerji çeşidinden de yararlanmak, her zaman için mümkündür.



Sonuç itibariyle, "kozmos"ta daima mevcut olan bu enerji çeşitlerinin birbirine oranlarının bozulmasını yani müspet veya menfilerinin azalıp çoğalmasını, organizmaların "hastalanması" ile izah etmek mümkündür.



21. yüzyılın internet çağında teknik gelişmelerin bugünkü seviyesi ve gelecekteki perspektifleri bize şunu göstermektedir ki, “globalleşen; ekolojik problemlerin yükselen bir ivme gösterdiği ve bu ivmenin katlanarak arttığı, yaşlanan dünyamızdaki insan topluluklarına bütünüyle ve ayrı ayrı şahıslar seviyesinde psiko-emisyonel yüklenmelerin giderek artışı, dengelerin bozulması, insan, çevre ve sağlık sistemine yeni bakış açılarının zorunluluğunu” ortaya koymuştur.



İnsanların içinde yaşadıkları tabiatın ayrılmaz bir parçası oldukları hiç kimse tarafından reddedilmesi mümkün olmayan bir gerçektir.



Fakat insanın tarihî seyri içindeki antropojenik faaliyeti, içinde yaşadığı tabiattan gitgide "uzaklaşması" ve çevrenin doğallığının yapay şekilde değiştirilmesi; insanlık için çözülmeyecek problemleri de beraberinde getirmektedir.



Bu gerçekleri göz önüne alarak bahsedilen bu sistemin karşılıklı etki ve alakalarının öğrenilmesi gerekir. Biyolojik bir sistem gibi insanın bioenerjetik ve kozmoz enformasyonundan nasıl istifade edebileceğinin, insanın ve yeryüzündeki başka bütün canlı organizmaların korunmasının, sağlamlaştırılmasının ve bu amaçla bioelektronik cihazların geliştirilip istifade alanlarının artırılarak nazari araştırmaların yanında uygulama alanlarının genişletilmesinin gerekliliği ortaya konulmalıdır.



Bu konunun önemine binaen eski S.S.C.B'de dünyayı iki bin yılında bahsi geçen tehlikelerden korumak ve bu asrın bu harika teknolojisine sahip olmak amacıyla uzun yıllar süren bir çalışma başlatılmış ve kozmosdaki enerjiden istifade edilerek hazırlanan bir merkez Kafkasya'da kurularak çalışmaya başlamıştır.



Bununla ilgili tüzel ve özel gönüllü kuruluşlar ilmî, metodik çalışmalarını, "Azerbaycan Türkiye Bilim ve Buluş Adamları" birliği olarak dünyaya tanıtmaya gayret göstermektedir. Bu merkezde pek çok bilim adamı görev yapmıştır ve yapmaktadır. Bugün bu merkezde yüksek kozmik bioenerjili değişik ürünler elde edilebilmekte ve enerji yüklü ürünlerin ve enerjiyi "uzak mesafelere transfer edebilme" parametrelerinin sınırları tayin edilebilmektedir.



Bu teknolojiden, yani radyo dalgalarıyla teşhis koyma ve tedavi yönteminden, ABD'nin Teksas eyaletindeki merhum Michael De Bakey'in de başkanlık ettiği tıbbî araştırma merkezinde de zaman zaman yararlanılmaktadır.



Kafkasya'da kurulan bu kozmik bioenerji merkezinde müsbet potansiyelli (etkili) kozmik bioenerjinin muhtelif materyallere verilebilmesinin optimal rejimi tecrübe edilmektedir. Ayrıca bunların faydalı olduğu kozmik enerji ile ilgili teknik aletlerce tespit edilerek ilim merkezlerinin resmî raporlarıyla yayınlanmıştır.



Bu kozmik merkezde yapılan faaliyetlerden ortaya çıkan sonuçlara göre elde edilen bioenerjistik aktifliğe sahip her alanda istifade edilen bu materyallerin muhtelif proseslere ve alanlara etki mekanizmasının öğrenilmesi daha da geliştirilip bundan sonraki çalışma ve araştırmaların derinleştirilerek yapılması, bizi, bugün gelinen noktadan çok daha ileriye götürme konusunda umutlandırıyor.



Kozmik merkezde bugüne kadar yapılan deneme çalışmaları hastanelerde, kozmik araştırma merkezlerinde, üniversitelerde devam etmiş, bugün gelinen noktada Azerbaycanlı, Rus ve Türk araştırmacıların başarılı çalışmaları sonucunda tıp, sanayi ve tarım alanında müşahhas, elle tutulur sonuçlar elde edilmiştir.

Kozmik merkezde, ilk elde edilen "kozmik enerji etkili malzeme" özel bir "know-how" teknolojisi ile üretilmiştir. Bu teknolojiler; yapısında kozmik fezada bulunan 1016 mikrona kadar olan mikroorganizmaları üzerinde toplayan "özel fermentteki silikat bileşimleri" şeklinde izah edilebileceği gibi; bir başka deyişle kompleks iyonlu (Na, K, Ca v.s) alimosilikat tertipli "yüksek enerjili bir malzeme" şeklinde de izah olunabilir.

Bu malzeme SIO2, Al2O3; Na2O, SIO2 veya başka oranlarda aktif iyonların miktarını, amaca uygun formda seçerek malzemeye değişik, gerekli olan özellikler verilebilmektedir.



KOZMİK SU

Bu aktif iyonlar malzemelerdeki serbest su moleküllerine, keza kristalleşen su moleküllerinin H-OH bağlantısına etki ederek ve aralarındaki mesafeyi değiştirerek serbest radikallerin oluşmasına sebep olurlar. Bu arada tek olan hidrojen radikali çevreden absorbe edilen bazı bileşmelerden CH3, C6H5 ve ayrıca dengelenmemiş elektronları olan aktif ve kinetik serbestliğe sahip olan diğer radikallerin de oluşmasına sebep olabilmektedir.

Günümüz Teknolojısı ve Kozmık Enerjı

Bütün bu çalışmalarda tespit edilmiştir ki, kompleks iyonlu alimoslikatın terkibini oluşturan elemanların belli oranlarda malzemenin bütün hacminde radikallerin oluşması prosesi çevre ile sürekli bir temas ve kozmik ışınlanmanın sonucunda da bu temas aralıksız devam etmektedir.



İşte bu özellikten dolayı malzeme daima bioenerjik akümülatör gibi çalışıp, oluşturduğu, "Kozmik Enerji", "Radyo Dalgasını" gerekli olan materyallere veya gerekli görülen bütün canlı organizmalara transfer edilebilme imkan ve şartlarını sağlamaktadır.

Yapılan bütün bu ilmî çalışmalar sonucunda mevcut teorik teamüller ve anlayışlar, oluşan bu "kozmik bioenerjinin" potansiyel dalga karakterli bir hareketliliğe sahip olduğunu ve belli bir frekans aralığında yayıldığını bize göstermektedir.



Bu serbest radikallerin sinüsoidal hareket hız-frekansına ve radikaller arası mesafesi değiştirilmiş su moleküllerinin hareket hız-frekansına esas olarak yapılan hesaplamalar göstermiştir ki, kozmik bioenerjik şualanma 10....100 mikrometre aralıklar arasındaki dalga uzunluğunda ve 3,5.106-3,5.107 Hertz hız-frekans sınırında yer almaktadır. Bu "Hız Sınırı" canlı hücrelerin yaydığı enerji ile çok yakın bir ilişki ve ilgiye sahiptir.



İşte bu bioenerjik şualanmanın yukarıda tespit edilen parametrelerde olması, direkt olarak, hücre yüzeyinde yer alan prosesleri doğrudan etkilemektedir.



Bildiğimiz gibi hücre içindeki maddeler mübadelesinin (protein, albümün, karbohidrojen, karbohidroksit ve mineral mübadelesi) yer alması, hücrenin dış plazmatik membran tabakasının ultra mikroskobik mesamelerden hücrenin beslenmesi, yaşayıp büyümesi için hücreler arası sıvıda erimiş maddelerin geçmesi ve maddeler mübadelesi sonucunda oluşan atıkların ve ifrazatın dışarı atılması ile nitelendirilir. İşte bütün bu proseslerin normal olarak gerçekleşmesinde hücrenin "elektrik potansiyelinin" rolü esastır.



Çeşitli sebepler sonucunda oluşan "hastalanma" hallerinde hücre yüzeyinde biokimyevî proseslerin bozulması sonucunda hücre membranı ve hücrenin tamamen sıkılıp genişlemesi zorlaşır ve hücredeki atıklar ve diğer ifrazat toplanıp hücre içinde kalır.

"Bioenerjik şualanmanın" dalga uzunluğu "hücrelerin ölçüleri" ile kıyaslanabilecek ölçülerde olduğundan yani kıyaslanabileceğinden fermentlerin iştiraki ile gerçekleştirilen biokimyevi reaksiyonların hızı; bioenerjik dalga hızına uygun olduğundan dolayı hücrenin aktifleşmesi ve hücre içindeki maddeler mübadelesinin normalleşmesi mümkün olabilmektedir.

Eğer bioenerjik şualanma ile etkisi belli bir zaman içinde muntazam olarak devam edilirse hücrede enerji emilmesi-yutulması ile gerçekleşen biokimyevi reaksiyonlar hızlanır ve böylece enerjinin ayrılması ile gerçekleşen reaksiyonların aktifleşmesi sağlanır.

Sonuç itibariyle yukarıdaki bu proseslerin belli bir "nizam" ve "intizam" içinde gerçekleşmesi ile yeni hücrenin seviyesinde-yüzeyinde bir biokimyevî reaksiyonun yürümesi için gerekli olan enerjinin yanında bulunan diğer hücrede bir biokimyevi reaksiyon oluşturduğumuzda birbiriyle mübadele olur ve hücrenin metabolizması da böylelikle yenilenir (rezonans etki).



Böylelikle ortaya çıkarılan değişik parametrelerdeki kozmik bioenerjik şualanma ile ve şualanmış değişik formadaki materyallerle direkt hücre yüzeyinde bitkilerde ve hayvanlarda yer alan prosesleri etkileyerek "tedavi-proflaktik amaçla" insan sağlamlığının çeşitli alanlarında uygulanması mümkün olmaktadır.



Bundan başka değişik parametrelerdeki "kozmik bioenerjik şuaların-dalgaların" "toprak yapısına" uygulanmasıyla topraktaki iyonlaşma ile bio-ultra ses dalgaları meydana gelmesi sonucunda topraktaki "bütün canlılara" etki ettiği gibi onların yüksek inkişaflarına ve topraktaki insan sağlığına zarar veren "toksik" "atık, zararlı" maddeleri de parçalayarak yüksek enerjili canlı bileşimlerin oluşmasında da kullanılabilmektedir.



Bugüne kadar yapılan araştırmalarla sanayi alanında da değişik olumlu sonuçlar alınması "kozmik bioenerjik şua dalgaların" pek çok alanda uygulanma imkanı olduğunu göstermiş ve bu yapılan araştırmalar sonucunda ispatlanmıştır.

Klik disini untuk melanjutkan »»

Beden Temizleme-Arınma Usulleri ve Zamanı

.
0 yorum

İnsan vücudunda kalın bağırsağı temizlemek için en etkili ve zararsız yöntemler, beslenme değişikliği, bitki alımı ve lavman uygulamasıdır. İlaç uygulaması zararlıdır. İlaç hızlı etki verir ama devamlı ve uzun kullanmanın yan etkileri vardır. Bunun sonucunda başka hastalıklar meydana gelir.
a. Detoks Lavman Uygulamasıyla Temizlenme
Lavman uygulaması günümüze kadar gelen en eski ve en etkili kalın bağırsak temizleme yöntemidir.
Aynı zamanda sadece kalın bağırsağı değil insan vücudunu da temizleyen bir yöntemdir. Uzak Doğu’nun eski kâdim tıp kitaplarından olan “Ayurveda” ve Tibet’in “Cut-Şi” kitabında lavman uygulaması ile çağdaş tıpta ameliyat öncesi operasyonlarda da kullanılabildiği gibi insan vücudunun % 80’inin temizlendiği kabul edilmiştir. Bunun için lavman uygulamasını belli bir zaman, sıra, usul ve dozla uygulamak gerekir. Lavman yöntemi günümüze kadar 80 ayrı uygulama şeklinde geliştirilmiş ve uygulanmaktadır. Bu uygulamalardan en kolay ve en etkili olanları şunlardır:


Kaynamış su
Tuzlu su
Bitki suyu
İdrar

Özel mikro lavman taze süt, yağ ile de temzileme yapılabilmektedir.


Kaynamış Su ile Lavman Detoks Uygulaması
İki buçuk litre su kaynayana kadar ısıtılır. Kaynayan su vücut ısısına gelene kadar soğutulur. İki kaşık limon suyu ve elma sirkesi ilave edilir. Öncelikle bu karışımın yarım litresi, sulu lavman setinin torbasına doldurulur. Lavman setinin hortumunun ağzı hafifçe yağlandıktan sonra anüse sokulur. Lavman setindeki suyun kalın bağırsağa dolması beklenir. Dolduktan sonra minimum 5 dakika su kalın bağırsakta bekletilir. Erken peristaltik hareket refleksi oluşursa boşaltım yapılır. Daha sonra hazırlanan karışımın iki litresi lavman setine doldurulur ve lavman işlemi için hazırlanılır.

Bu aşamada diz üstü durulur ve öne yere doğru eğilinir. Hortum ve anüs yağlanarak veya kremlenerek hazırlanır. Lavman seti, içindeki suyun rahatça kalın bağırsağa akması için 1-1,5 m. yükseğe asılır. Diz üstü durumda lavman setinin hortumu anüse yerleştirildikten sonra dirseklerin üzerine eğilerek alın yere değecek şekilde baş ve beden öne doğru yatırılır. Lavman setindeki bütün suyun kalın bağırsağa dolması beklenir. Daha sonra duruş pozisyonu hiç bozulmadan, lavman seti anüsten çıkarılır. Bu işlemden 1 dakika sonra vücut önce sağ tarafa 5 dakika yatırılır. Sonra sırt üstü yatarak bacaklar yukarı doğru kaldırılır ve suyun kalın bağırsağın dibine doğru gitmesi sağlanır. Bu konumda mümkün olduğu kadar durulduktan sonra boşaltım yapılır. Bu süre 7 gündür.

Tedavi amaçlı olarak 6 hafta programlı olarak da uygulanabilir. En çok ve pratik kullanım yöntemi bu yöntemdir. 40 gün sürerken bu sürede hayvansal gıda asla kullanılmamalıdır. Yüzyıllardır Türk ve İslâm tarihinde bu metot büyük öğreticilerce de kullanılmıştır. (Riyazet)

b. Bitkisel Beslenme ile Temizlenme
Amerikalı Dr. Walker beslenme ile tedavi konusundaki kitabında kalın bağırsak temizleme konusunu şöyle açıklamaktadır. “Eğer insanlar pişmiş yemek ile besleniyorsa, kalın bağırsak normal fonksiyonunu kaybediyor.” Bu sonuçlar bilimsel deneyler ile ispat edilmiştir. Bu beslenme tercihi nedeniyle günümüzde ideal ve sağlıklı kalın bağırsağa sahip insan bulmak imkânsızdır. Bu yöntemi tercih edenler ilk önce lavman, detoks vasıtası ile kalın bağırsağı düzenli bir şekilde yıkamalıdır. Daha sonra kalın bağırsağın fonksiyonunu normale döndürmek için çiğ taze sebze suyu içilir. Sebze suları temizleyici, meyve suları besleyicidir. Bunu asla unutmayalım. En uygun sebze suyu karışımı havuç, ıspanak ve kırmızı pancardır. Bu su kalın bağırsak ve ince bağırsak içindeki kasları ve sinirleri besler, güçlendirir ve yeniler.

Eğer bu malzemeler bir arada bulunamazsa her gün sadece havuç suyu veya o mevsimde bulunabilen sebzelerin suları içilebilir. Kalın bağırsağa normal peristaltik hareketini kazandırmak için öğle ve akşam yemek menüsüne yeterli miktarda sebze, meyve, kabuklu bulgur gibi lif bakımından zengin besinler eklemek gerekir. Bu gıdalar aynı zamanda kalın bağırsağın hareket fonksiyonunu yükseltmektedir. Lif yapılı besinler sindirim esnasında gelen safrayı yapılarına alarak emerler. Emilen safra kalın bağırsak duvarlarını rahatsız ederek peristaltik hareket refleksinin oluşmasını sağlar. Safra lifli besinlerden ayrılmadığı için tam boşaltım olmaktadır. Kalın bağırsağın peristaltik hareketini sağlayan en etkili meyve ve sebzeler; incir, kara erik, üzüm, bütün kuru meyveler, havuç, pancar ve taze lahanadır. Yenen meyve ve sebzeler kalın bağırsağın içinde şişer, hacim ve kütle kazanır. Bu da peristaltik hareket refleksinin oluşmasını sağlar. Kolit hastası olanların sadece lahana tüketmesi doğru değildir.
Sebze ve meyve dışında kalın bağırsak sindirimine yardımcı olan diğer gıdalar: karpuz, kavun, bal, bitkisel yağ, kara ekmek, kabuklu buğday, kara pirinç ve bütün diğer meyve ve sebze sularıdır. Her gün 300-500 gr. bu meyve ve sebzelerin suları içilmelidir.

Eğer tüketilen sebze ve meyveler şişkinlik yapıyor ve gaz oluşturuyorsa, sadece haşlama sebze tüketilir. Mevsime uygun olan meyve ve sebzelerden az miktarda alınır. Gıdalar şayet gaz oluşumuna ve şişkinliğe sebep oluyorsa, taze fasulye, bezelye, soğan, lahana ve pancar gibi gıdalar haşlama ve sıcak, az pişirilmiş olarak yenebilir, çiğ olarak yenmemelidir. Gaz oluşumunu önlemenin, reflü, ülser ve diğer mide rahatsızlıklarının çözüm yolu ise taze çiğ lahana suyuna patates suyu katarak içmektir. İlk başlangıçta vücudu alıştırmak için 150 gr. havuç ve 150 gr. lahana suyu, 150 gr. patates birlikte alınır. Bu uygulama 2-3 gün devam ettikten sonra 300 gr. lahana ve patates suyuna geçiş yapılır ve gaz oluşumu, reflü, ülser tamamen ortadan kalkana kadar devam edilir. Lahana suyunun içine tuz katılmamalıdır. Gaz oluşumuna destek olarak dışarıdan müdahale etmek için, karın üzerine papatya bitkisi ile ıslatılmış sıcak kompres, sıcak küvet, vücudu susam ve badem yağı ile yağlama uygulanabilir.


c. Aç Kalarak (Oruç) Temizlenme-Arınma
Amerikalı Dr. Paul Breakt’in yöntemine göre insan her hafta 1 defa 24 ile 36 saat aç kalmalı. O zaman insan organizması sindirim için enerji harcamaz. Metabolizma bu enerjiyi organizmanın tüm sistemlerini kontrol etmek ve sistemlerde oluşan zehirli maddeleri dışarı atmak için kullanır. Bunun sonucunda kalın bağırsak taşları yumuşar ve kalın bağırsak duvarından ayrılır. Eğer insan bu yöntemi kullanırsa kendi kendine koruma yapabilir. Aç kalma sürecinden sonra ilk yemek olarak çiğ havuç ve lahana salatası az yağlı olarak alınabilir. Bu maddeler kalın bağırsaktaki çamurları dışarı atar. Diğer yemekleri de sebze yemeği ağırlıklı olarak alabilirsiniz.

Bu yöntem yılda iki kez tekrarlanmalıdır. Lavman uygulaması yılın her zamanı yapılabileceği gibi, en uygun zamanı ilkbaharın mart, nisan ve mayıs ayları, sonbaharda ise eylül, ekim, kasım aylarıdır. Uygulama zamanı ay takviminde ayın hareketine göre ayarlanır.


Kaynamış Tuzlu Su veya Potasyum Permanganat ile Lavman Detoks Uygulaması
Kalın bağırsağı tam olarak temizlemek için bu yöntem 5-8 gün uygulanmalıdır. Bu yöntem, daha etkili ve kısa sürede sonuç veren bir yöntemdir. Uzman kontrolünde yapılmalıdır.


İdrar ile Lavman Detoks Uygulaması

Kalın bağırsak temizlemede en ideal yöntemdir. Uzman kontrolünde yapılmalıdır. 2 şekilde uygulanabilir.

a- Normal idrar ile lavman uygulaması:

b- Buharlaşmış idrar ile lavman uygulaması: Kalın bağırsağın temizlenmesinde en etkili yöntemdir ama çok dikkatli olunması gerekir.

Klik disini untuk melanjutkan »»

Kozmik Beden Temizliği / Lavman / Detoks

.
0 yorum

Kozmik beden temizliği yılda 2 defa genellikle kozmozdaki ay hareketlerine bağlı olarak ilkbahar ve sonbaharda yapılır.
Kozmik beden temizliği; ilkbaharda mart, nisan, mayıs aylarında, sonbaharda ise eylül, ekim, kasım aylarında ayın gökteki hareketine göre ayın 9. günü beklenir. 15. gün dolunayda kozmik beden temizliği, lavman, detoks, arınma yapılarak, karaciğer, safra ve kalın bağırsak temizliği yapılmış olur. Tecrübeler göstermiştir ki kozmik beden temizliği sonrasında kan değerlerinden başlayarak, bağışıklık sistemine kadar olağanüstü değişiklikler yaşanmıştır. Bedenin 60 yılda 10 yaş gençleşmesi sağlanabilmektedir.
Herkesin yalnız başına evinde yapabileceği 1 haftalık kozmik beden temizliği için yapılması gerekenlerin başında birinci olarak beslenme alışkanlığımızı değiştirmek gelir. İkinci olarak bedene alacağımız bitki sularıyla beslenmeyi uygulamamız, üçüncü olarak da bir hafta metodlu olarak sulu lavman, detoks uygulaması gelir. 7 gün 1 bardak zeytin yağı ve 1 bardak limon suyunu akşamları yudum yudum planlı olarak anlatıldığı gibi kullanıp içerek gece yatılır. Beden ve karaciğer sıcak tutulur. 8. gün yani ayın 15’inden 16’sına geçilen sabah lavman, detoks yaparak temizlenip, arınma gerçekleştirilir.



KALIN BAĞIRSAK, KARACİĞER VE SAFRA KESESİ TEMİZLİĞİ VE İYİLEŞTİRDİĞİ HASTALIKLAR
a)Kalın bağırsak hastalıkları :
Kabızlık, Gaz oluşumu, Polip, Hemoroid, Tenye, Kolit, Ülser, Boşaltım bozukluğu ritmi
b)Kalın bağırsak hasta olduğunda sebep olduğu hastalıklar :
Baş ağrısı, Derinin sivilce ile kaplanması, ağızda iltihap, gözlerde konünktivit, eklem iltihabı, karaciğer hastalıkları, sinusid, bronşit astım, dudak kabarıklıkları ve değişik oluşumlar. Aynı zamanda insan dili üzerinde de kabarıklık ve diğer oluşumlar oluşmaktadır. Ağız ve beden kokusu, ilgisizlik, uykulu, alt karın bölge ağırlık, karın şişme, ağrı, ses, iştahsızlık, prostatik ve düzensiz adet, karın hastalıkları.
Kalın bağırsak hastalıkları insan üzerinde devamlı bir rahatsızlık hissi vermektedir. İletişim bozuluyor, kara düşünce, eğer bu rahatsızlıkları yaşıyorsanız Kalın bağırsağı temizlemeye başlayın.
c) Karaciğer Hastalıkları :
Heatomegaliya (karaciğerde büyüme), Hepatit, Karaciğer yağlanma, Seroz.
d) Safra Kesesi Hastalıkları : Safrada çamur, kum ve küçük taşları, iltihap ve Safra Kesesi yolları bozuklukları.
e) solunum sistemi hastalıkları: akciğer hastalıkları
f) ayrıca; böbrek, mesane, dalak ve pankreas ile ilgili hastalıklar

SAFRA KESESİ TEMİZLEME USULLERİ
1- AMAÇ
İnsanlar yaşam enerjilerini devam ettirebilmek için beslenir ve nefes alır. Günümüzde tüketilen gıdalar ve solunan hava sağlıklı değil. Aynı zamanda hayat ritmini günlük yaşam içinde düzenleyememenin tesiriyle stresin de etkisi altında kalınıyor. Bu nedenle vücudun, metabolizma ritmi bozulur. Bu durum insan vücudunu psikolojik ve metabolik toksin içinde bırakır. İşte bu gibi nedenlerden dolayı insanlar hastalanmamak veya hastalıklardan korunmak için kendi vücudunu temizlemeye mecburdur.
30 yaşından sonra insan vücudunun temizlenme ihtiyacı daha fazla artmaktadır. Bunun sebebi bu dönemde koruma direncinin zayıflaması nedeniyle hastalık, rahatsızlık ve diğer olumsuzlukların oluşma oranının daha fazla olmasıdır. İnsan vücudunu koruma ve tedavi için psikolojik ve metabolik olarak temizlemek gerekir.
İnsan vücudunda fizyolojik temizleme sıralamasında ilk olarak kalın bağırsak, karaciğer ve safra kesesi gelmektedir
1. Kalın bağırsak:
Kalın bağırsak insan vücudunda emme, boşaltma, ayırma, mikroflora, ısıtma, enerji oluşturma, stimüle etme gibi birçok fonksiyona sahiptir. İnsanların genel olarak algıladıkları gibi kalın bağırsağın sadece boşaltım fonksiyonu yoktur. Aynı zamanda kalın bağırsak bir gaita deposu değildir. İnsanlar doğru beslenmedikleri için metabolizmalarının diğer fonksiyonel özelliklerini azaltmakta veya tamamen yok etmektedirler. Bu özellikleri tekrar kazanmak için kalın bağırsağı temizlemeye mecburdurlar. Kalın bağırsak temizlenmeden karaciğer temizliği yapılamaz.
b. Safra kesesi:
Safra kesesi karaciğerde üretilen safrayı depo eder. Safra bağırsaklardan sindirime katıldığında:

Sindirilmekte olan gıdaların asit seviyesini nötralize eder.
Yağların formatını değiştirir ve emilim için hazırlar.
Kalın bağırsağın peristaltik hareketini sağlar.
Fazla kollestrinin dışarı atılmasını sağlar.
Karaciğerin safra üretimi beslenmeye göre değişiklik gösterir. Açlık ve vücut sıcaklığının artması üretilen safra miktarını azaltır. Bunun tem tersi şeklinde vücut sıcaklığı azalınca ve protein ve yağ bakımından zengin gıdalar alındığında safra üretimi yükselir. En fazla yağlı yiyecekler yükselmeye neden olur. Bu yüzden safranın üretimi insan metabolizması için önemlidir. Ne zaman karaciğer fonksiyonlarında bozukluk meydana gelirse safra üretimi de bozulur ve vücudun diğer fonksiyonları da bundan olumsuz yönde etkilenir.
Her insan doğru beslendiğini düşünebilir ama beslenmene kadar sağlıklı olsa da vücutta devamlı toksin oluştuğu için bu organları her sene en az 2 defa olmak üzere temizlemek gerekir. Bu temizleme belli bir usulle ve sıralama ile yapılır. Bu usul ve sıralamaya dikkat edilerek yapılan vücut temizliğiyle insan sağlığı korunabilir ve sahip olunan bazı hastalıklardan kurtulma söz konusu olur.
Bitkisel Beslenme ile Temizlenme
Amerikalı Dr. Walker beslenme ile tedavi konusundaki kitabında kalın bağırsak temizleme konusunu şöyle açıklamaktadır. ?
Eğer insanlar pişmiş yemek ile besleniyorsa, kalın bağırsak normal fonksiyonunu kaybediyor.? Bu sonuçlar bilimsel deneyler ile ispat edilmiştir. Bu beslenme tercihi nedeniyle günümüzde ideal ve sağlıklı kalın bağırsağa sahip insan bulmak imkânsızdır. Bu yöntemi tercih edenler ilk önce lavman, detoks vasıtası ile kalın bağırsağı düzenli bir şekilde yıkamalıdır. Daha sonra kalın bağırsağın fonksiyonunu normale döndürmek için çiğ taze sebze suyu içilir. Sebze suları temizleyici, meyve suları besleyicidir. Bunu asla unutmayalım.
Hergün sabahları uygulanacak olan sıkılmış sebze ve meyve suyunun En uygunu 500gr hazırlanmış havuç, , elma ve kırmızı pancar suyudur.
Bu su kalın bağırsak ve ince bağırsak içindeki kasları ve sinirleri besler, güçlendirir ve yeniler. Bu karışım her sabah içilmeli ancak aşağıdaki rahatsızları bulunanlar bu karışımın içine ekleme yapmalıdır.
Eğer bu malzemeler bir arada bulunamazsa her gün sadece havuç suyu veya o mevsimde bulunabilen sebzelerin suları içilebilir.
Kalın bağırsağa normal peristaltik hareketini kazandırmak için öğle ve akşam yemek menüsüne yeterli miktarda sebze, meyve, kabuklu bulgur gibi lif bakımından zengin besinler eklemek gerekir..
Bu gıdalar ayni zamanda kalın bağırsağın hareket fonksiyonunu yükseltmektedir. Lif yapılı besinler sindirim esnasında gelen safrayı yapılarına alarak emerler. Emilen safra kalın bağırsak duvarlarını rahatsız ederek peristaltik hareket refleksinin oluşmasını sağlar. Safra lifli besinlerden ayrılmadığı için tam boşaltım olmaktadır
Kalın bağırsağın peristaltik hareketini sağlayan en etkili meyve ve sebzeler; incir, kara erik, üzüm, ceviz, hurma gibi kuru meyveler, havuç, pancar ve taze lahana ve mevsimlik sebzelerdir. Yenen meyve ve sebzeler kalin bağirsağin içinde şişer, hacim ve kütle kazanır. Bu da peristaltik hareket refleksinin oluşmasini sağlar. Kolit hastasi olanlarin sadece lahana tüketmesi doğru değildir.
Sebze ve meyve dişinda kalin bağirsak sindirimine yardimci olan diğer gidalar.
Bal, bitkisel kabuklu buğday lapası, bütün diğer meyve ve sebze sularidir.
Her günboyunca 300-500 gr. bu meyve ve sebzelerin suları içilmelidir.
Eğer tüketilen sebze ve meyveler şişkinlik yapiyor ve gaz oluşturuyorsa, sadece az haşlama sebze tüketilir.
Mevsime uygun olan meyve ve sebzelerden az miktarda alinir
Gidalar şayet gaz oluşumuna ve şişkinliğe sebep oluyorsa, taze fasulye, bezelye, soğan, lahana ve pancar gibi gidalar haşlama ve sıcak, az pişirilmiş olarak yenebilir, çiğ olarak yenmemelidir.
Gaz oluşumunu önlemenin, reflü, ülser ve diğer mide rahatsizliklarinin çözüm yolu ise taze çiğ lahana suyuna patates suyu katarak içmektir.
Sabahları içilecek olan sebze ve meyve suyu terkibi;
İlk başlangiçta vücudu aliştirmak için150gr.kırmızı pancar , 150 gr. havuç ve 150 gr.elma suyu ile yapılır. Gaz oluşumunu önlemenin, reflü, ülser ve diğer mide rahatsizliklarinin çözüm yolu isebu karışımın içine taze çiğden150gr lahana suyu, 150 gr. Patatesle birlikte alinir. .
Toplam 500 gr olarakçiğden sıkılan bu karışım beden ısısında ve içine bir çay kaşığı saf zeytin yağı karıştırılarak yudum yudum içilmelidir.
Not: Bu karışımın içine bitkisel karışım iksir "Alveo"dan her bardağa 2'şer ölçek katılarak kullanmak faydalı ve uygun olacaktır.

Bu esas uygulamaya 2-3 gün devam ettikten sonra 300 gr. lahana ve patates suyuna geçiş yapilir ve gaz oluşumu, reflü, ülser tamamen ortadan kalkana kadar devam edilir.
Lahana suyunun içine tuz katilmamalidir. Gaz oluşumuna destek olarak dişaridan müdahale etmek için, karin üzerine papatya bitkisi ile islatilmiş sicak kompres, sicak küvet, vücudu susam ve badem yaği ile yağlama uygulanabilir.
Not : Her sabah içilen çiğden sıkılmış sebze ve meyve sularının her bardağına 2 ölçek ALVEO Bitkisel İksir katılması , Ayrıca akşamları yatmadan 1 bardak suya 1 ölçek ALVEO Bitkisel İksir katılması ve COSMIC bitkisel karışım tablet ürünlerinden Alfa, Soya, Kapari, Spirulina’nın kulanılması tavsiye edilir.
önemli Not :
Kozmik Beden Temizlik uygulamasında Kaynatılmış su ile Lavman detoks yapmayı uygun görüyoruz.

1) Kaynatılmış Su ile Lavman Uygulamasi

(Dr. N. Walker)
Yatmak üzere iken kaynatılan 2 Lt Su sabaha kadar beden isisina gelene kadar soğutulur. İki ÇORBA kaşığı limon suyu ve elma sirkesi ilave edilir. Öncelikle bu karişimin yarim litresi, lavman setinin torbasina doldurulur. Lavman setinin hortumunun ağzina ve anüse hafifçe vazelin - krem veya zeytin yağı sürülüp sonra anüse sokulur. Lavman setindeki suyun kalin bağirsağa dolmasi beklenir. Dolduktan sonra minimum 5 dakika su kalin bağirsakta bekletilir. Erken peristaltik hareket refleksi oluşursa boşaltim yapilir. Daha sonra hazirlanan karişimin iki litresi lavman setine doldurulur ve lavman işlemi için hazirlanilir.
Bu aşamada diz üstü durulur ve öne yere doğru eğilinir. Hortum ve anüs kremlenerek hazirlanir. Lavman seti, içindeki suyun rahatça kalin bağirsağa akmasi için 1-1,5 m. yükseğe asilir. Diz üstü durumda lavman setinin hortumu anüse yerleştirildikten sonra dirseklerin üzerine eğilerek alin yere değecek şekilde baş ve beden öne doğru yatirili

Lavman setindeki bütün suyun kalin bağirsağa dolmasi beklenir. Daha sonra duruş pozisyonu hiç bozulmadan, lavman seti anüsten çikarilir. Bu işlemden 1 dakika sonra vücut önce sağ tarafa 5 dakika yatirilir. Sonra sirt üstü yatarak bacaklar yukari doğru kaldirilir ve suyun kalin bağirsağin dibine doğru gitmesi sağlanir.şekil 2
Bu konumda mümkün olduğu kadar durulduktan sonra boşaltim yapilir.
Bu yöntem yılda iki kez tekrarlanmalıdır. Lavman uygulaması yılın her zamanı yapılabileceği gibi, en uygun zamanı ilkbaharın mart, nisan aylarıdır. Uygulama zamanı ay takviminde ayin hareketine göre ayarlanır.

2- Lavman Uygulamasi Zamani
Kalin bağirsak temizleme için her mevsim uygundur. En uygun zaman ilk ve sonbahar mevsimleridir. Ay dolaşiminin insan üzerindeki biyoritmik etkisine göre, kalin bağirsak temizleme için en uygun zaman yeni ay başlangicindan dolunay oluncaya dek geçen zamandir. Kalin bağirsaği temizlemek için sabahlari 05-07 saatleri arasi veya akşam güneşin batişindan sonraki zaman tercih edilmelidir.
Lavman ve detoks ile Kozmik Beden Temizliği uygulaması 7 gün her sabah 5-7 arası yapılır. Aksi bi durumda aksama yaşanırsa veya iş durumunuza bu saat uymuyorsa akşam güneş batınca yapılabilir.
7. gün beden ısıtılır , mümkünse hamama gidilir , Karaciğer , Safra ve Kalın bağırsak , Böbrek , Dalak , Akciğer ve Pankreas ısıtılır. Saat 20:00 den sonra önceden hazırlanmış özel saf 1 bardak 150 gr. Zeytin yağı yudum yudum 20 dk gibi bi sürede 1 bardak 150 gr.taze sıkılmış limon suyuyla birlikte 1yudum zeytin yağı 1yudum limon şeklinde veya karıştırılarak yudum yudum içilir.
Sonra nefes teknikleri yani burnun sol tarafından nefes alıp tutup biraz bekledikten sonra sağından verilir daha sonra aynı işlem sağdan alınıp beklenip soldan verilerek bu işleme 20 dk devam edilir.bu hareket diz üstünde namaz şeklindeki gibi oturularak yapılır.
Not: Alveo bulamayan veya kullanmayanlar sadece belirtilen terkipli suylada temizlik yapabilirler.
Bu sırada karaciğer ve karın bölgesine termoform konularak sıcak tutulur.Bu pozisyonda önce yarım saat sağ tarafa sonra sol tarafa dönerek Termoformla ısıtma devam ettirilerek uyunur.
8.yani pazartesi günü sabah Dolunay günün sabahı 05-07 arası yukarıda tarif edildiği şekli ile Sulu lavman seti ile detoks yani arınma yapılarak Kozmik Beden temizliği tamamlanmış olur.
8. gün ve sonraki günlerde yemek düzenine , saatine , şekline ve türüne dikkat ederek beslenmeli daha çok hayvansal gıdalardan uzak Sebze , Meyve yenmeli ve suları içilmelidir.

8. gün tam bir boşaltma yapılmadığını düşünenler ve diğerleri 9. gün sabahı da Lavman yapabilirler.

Klik disini untuk melanjutkan »»

25 Ocak 2009 Pazar

Dünyada Kozmik Beden Temizliği Uygulamaları

. 25 Ocak 2009 Pazar
0 yorum

ABD'de Dr. Walner, Rusya'da, Avrupa'da S. Kneipp Enstitüsü'nde 1821'lerde sıcak-soğuk su terapileri, Selçuklu ve Osmanlı'da 1000 yıla yakın tabii şifahanelerde suyla arınma ve detoks uygulamaları günümüze kadar uygulanagelmiştir.
16/12/2008 - 17:44
ABD'de Dr. Walner, Rusya'da, Avrupa'da S. Kneipp Enstitüsü'nde 1821'lerde sıcak-soğuk su terapileri, Selçuklu ve Osmanlı'da 1000 yıla yakın tabii şifahanelerde suyla arınma ve detoks uygulamaları günümüze kadar uygulanagelmiştir.

2005 yılında KOBİK tarafından ülkemize tanıtılan arınma metodunu bizzat uygulayan, uzakdoğuda eğitim almış, diplomalı bir arınma uzmanının ibret dolu KOZMİK BEDEN TEMİZLİĞİ TECRÜBESİNİ akıllara gözlerine inenlere de anlatabilmek için sizlerle paylaşıyoruz.

Değerli Hocam,

Ben uzun yıllar Rusya'da pek çok şehirde ve Bulgaristan Deliorman'da gelen bir Türk'üm. Göç zamanı 1990 yılında Türkiye'ye geldim türkiye'de sağlıklı yaşamla ilgili Çok ciddi Çalışmalar yaptım. Rusya'da batı tarafından bilinmeyen pek Çok arınma metodunu ve bitkisel tedavi metotlarını Türk insanıyla tanıştırdım. 2003 yılından sonra başta kendim olmak üzere arınma, detoks yaptım ve ve insanlara da yaptırdım. 2006 yılında Ahmet Maranki hocamla karşılaştım.
Bir konferansında karşılaştığımızda benim yüzüme bakarak 'senin safra taşların var ve karaciğerin rahatsız, kalın bağırsağınıda temizlemen gerek' dedi. Tabi ben içimden tebessım ettim, bunu anlamış olacak ki, beni ihtar ederek 'yapmazsan ilerde büyük sıkıntılarla karşılaşır safra keseni aldırmak zorunda kalırsın, karaciğer araman gerekir, hatta kalın bağırsakların rahatsızlanır' dedi. Ben bu uyarıları pek ciddiye almadım daha sonra hocamın anlattığı ve Masajla Mucizevi Tedaviler kitabında uzun uzun yazdığı Kozmik Beden Temizliği ve arınmayı defalarca okudum. Hocam benim yaptığım arındırmalardan farklı metotlar da uyguladığını gördüm. Bilimin sonu olmadığını düşünerek ben hocamızın söylediği astrolojik hesaplara dayanarak ayın çekim kuvvetinden istifade ederek önerdiği Beden temizliği, arınmayı vakti geldiğinde yapmaya karar verdim. Tabi bu temizlik benimkinden farklı bir temizlikti. Hele son gün yapılan yağ ve limon içimi en etkili ve can alıcı noktasıydı, organı ve karaciğeri ısıtmakta önemli bir faktördü.


Ne mi oldu??

3 yıldır kendi metotlarımla yaptığım arınma ve detoks, kısa ve uzun süreli su oruçları ile bedenimde artık olumsuz bir şey olmadığını düşündüğümden herhalde benden birşey çıkmaz dedim. İlkbahar Temizliğini yaptığımda, ki en az 4 kez uyguladım, her seferinde aşağıdaki resimlerdede gördığınız gibi bugın bile halen cevap bulamadığım 35-135 mm bıyıklığınde yosunlu yuvarlak, köşeli, parçalı, sert kıçık kum tanelerini taş ve çamur gibi maddeleri attığımı gördım. Bunun ızerine hocamla birlikte olarak bu bilimi insanlığa duyurmaya karar verdim. çünkü 1 1'dir, 2 tane 1 ise 11 eder sözÜ üzerine hocamlaçalışmaya başladım. Daha sonra hocamızın kontrolınde Antalya'da yaptırılan Kozmik Arındırma Merkezi'nin başında bu bilgi ve bilimle yızlerce yurtiçinden ve yurtdışından seçkin ve istekli olan insanların bizzat arındırmalarını yaptırdım. Hepsinde 100% başarılar elde ettik. Bunların neredeyse hepsi safra kesesi alınma noktasında olan, karaciğer yetmezliği ve kalın bağırsak problemleri yanında yüksek tansiyon, kolesterol, kolit, şeker, mide rahatsızlıkları ve kilo problemi olan ve çocuğu olmayan insanlardı. uygulamaların bıyık çoğunluğu hekim ve uzman kontrolınde yapıldı. İınkı bilimsel araştırmalara veri tabanı oluşmasını istiyorduk.
Daha sonra kendim Sonbahar Temizliği'yle de kalın bağırsak, safra, dalak, akciğer ve pankreas temizliğini bıtın devreleriyle uyguladım ve inanılmaz inanılmaz neticeler elde ettim. Aşağıdaki çektiğim resimleri sizinle paylaşarak sonuçları göstermek istedim.
Bütün dünya insanları her sene doğuda ve batıda olduğu gibi halktan en yüksek tıp ve bilim adamlarına kadar bizimde bu uyguladığımız bir takım detoks ve arınma metotlarıyla beyazın beyaz olduğunu biliyor ve mutlu, sağlıklı bir hayat yaşıyor. Ama malesef Türkiye'deki insanlar bir takım medyatik etkiler, çevre faktörleri, inanç yapılarındaki yönlendirmeler sebebi ve hekimlerimizin üniversitelerden bu gibi bilgileri almadıkları ve bu tür telkinler yapılmadığı için Anadolu insanı bundan mahrum bırakılmakta ve başka yönlere yönlendirilerek hastane kuyrukları oluşturmaktadırlar.

Başta Türkiye için büyük bir kazanç kaynağı olan Prof. Dr. Ahmet Maranki ve eşi Elmas Maranki'yle beraber bende gücümün yettiğince bu güzel Anadolu insanına beyazın beyaz olduğunu zorda olsa anlatmaya çalışıyoruz. İyiki bu ülkede Ahmet Maranki'ler var! Ben bu konunun uzmanı olarak bana söylediklerine tebessüm ettiğim hocamdan af diliyor ve insanlığa bu metotları uygulamasının ne kadar lazım olduğunu aşağıdaki resimlerinde yayınlanmasını isteyerek bilgilerinize sunuyorum . Gelin sizde kendi kendinize yılda 2 defa organlarınıza detoks ve arındırma yaparak sağlıklı, mutlu, huzurlu bir hayatı seçin. hemde hiçbir yan etkisi olmadan..


Detoks ve Arınma Uzmanı,
Akuna Alveo Türkiye Genel Müdürü Rıfkı Korkmaz

Klik disini untuk melanjutkan »»

16 Ocak 2009 Cuma

Kozmik Beden Temizliği Nedir?

. 16 Ocak 2009 Cuma
0 yorum


Kozmik beden temizliği yılda 2 defa genellikle kozmozdaki ay hareketlerine bağlı olarak ilkbahar ve sonbaharda yapılır.
16/12/2008 - 16:25
Kozmik beden temizliği; ilkbaharda mart, nisan, mayıs aylarında, sonbaharda ise eylül, ekim, kasım aylarında ayın gökteki hareketine göre, yine gökteki ayın(kameri) 9.günü başlanır, 15. günü bitirilir. 15. gün dolunayda kozmik beden temizliği, lavman, detoks, arınma yapılarak, karaciğer, safra ve kalın bağırsak temizliği yapılmış olur.

Tecrübeler göstermiştir ki, kozmik beden temizliği sonrasında kan değerlerinden başlayarak, bağışıklık sistemine kadar olağanüstü değişiklikler yaşanmıştır. Bedenin 60 yılda 10 yaş gençleşmesi sağlanabilmektedir.


Herkesin yalnız başına evinde yapabileceği 1 haftalık kozmik beden temizliği için yapılması gerekenlerin başında;
birinci olarak beslenme alışkanlığımızı değiştirmek,
İkinci olarak bedene alacağımız bitki sularıyla beslenmeyi uygulamamız, üçüncü olarak da bir hafta metodlu olarak sulu lavman, detoks uygulaması gelir.

7inci güne özel 1 bardak zeytin yağı ve 1 bardak limon suyunu akşamları yudum yudum planlı olarak anlatıldığı gibi kullanıp içerek gece yatılır. Beden ve karaciğer sıcak tutulur. Programın 8inci günü yani ayın(gökteki ayın) 15’inden 16’sına geçilen sabah yine lavman, detoks yaparak temizlenip, arınma gerçekleştirilir. Lavman metodunun bir gün daha devam edilmesi önerilir.



KALIN BAĞIRSAK, KARACİĞER VE SAFRA KESESİ TEMİZLİĞİ VE İYİLEŞTİRDİĞİ HASTALIKLAR
a)Kalın bağırsak hastalıkları :
Kabızlık, Gaz oluşumu, Polip, Hemoroid, Tenye, Kolit, Ülser, Boşaltım bozukluğu ritmi
b)Kalın bağırsak hasta olduğunda sebep olduğu hastalıklar :
Baş ağrısı, Derinin sivilce ile kaplanması, ağızda iltihap, gözlerde konünktivit, eklem iltihabı, karaciğer hastalıkları, sinusid, bronşit astım, dudak kabarıklıkları ve değişik oluşumlar. Aynı zamanda insan dili üzerinde de kabarıklık ve diğer oluşumlar oluşmaktadır. Ağız ve beden kokusu, ilgisizlik, uykulu, alt karın bölge ağırlık, karın şişme, ağrı, ses, iştahsızlık, prostatik ve düzensiz adet, karın hastalıkları.
Kalın bağırsak hastalıkları insan üzerinde devamlı bir rahatsızlık hissi vermektedir.İletişim bozuluyor, kara düşünce, eğer bu rahatsızlıkları yaşıyorsanız Kalın bağırsağı temizlemeye başlayın.
c) Karaciğer Hastalıkları :
Heatomegaliya (karaciğerde büyüme), Hepatit, Karaciğer yağlanma, Seroz.
d) Safra Kesesi Hastalıkları : Safrada çamur, kum ve küçük taşları, iltihap ve Safra Kesesi yolları bozuklukları.
e) solunum sistemi hastalıkları: akciğer hastalıkları
f) ayrıca; böbrek, mesane, dalak ve pankreas ile ilgili hastalıklar

SAFRA KESESİ TEMİZLEME USULLERİ
1- AMAÇ
İnsanlar yaşam enerjilerini devam ettirebilmek için beslenir ve nefes alır. Günümüzde tüketilen gıdalar ve solunan hava sağlıklı değil. Aynı zamanda hayat ritmini günlük yaşam içinde düzenleyememenin tesiriyle stresin de etkisi altında kalınıyor. Bu nedenle vücudun, metabolizma ritmi bozulur. Bu durum insan vücudunu psikolojik ve metabolik toksin içinde bırakır.İşte bu gibi nedenlerden dolayı insanlar hastalanmamak veya hastalıklardan korunmak için kendi vücudunu temizlemeye mecburdur.
30 yaşından sonra insan vücudunun temizlenme ihtiyacı daha fazla artmaktadır. Bunun sebebi bu dönemde koruma direncinin zayıflaması nedeniyle hastalık, rahatsızlık ve diğer olumsuzlukların oluşma oranının daha fazla olmasıdır.İnsan vücudunu koruma ve tedavi için psikolojik ve metabolik olarak temizlemek gerekir.
İnsan vücudunda fizyolojik temizleme sıralamasında ilk olarak kalın bağırsak, karaciğer ve safra kesesi gelmektedir
1. Kalın bağırsak:
Kalın bağırsak insan vücudunda emme, boşaltma, ayırma, mikroflora, ısıtma, enerji oluşturma, stimüle etme gibi birçok fonksiyona sahiptir.İnsanların genel olarak algıladıkları gibi kalın bağırsağın sadece boşaltım fonksiyonu yoktur. Aynı zamanda kalın bağırsak bir gaita deposu değildir.İnsanlar doğru beslenmedikleri için metabolizmalarının diğer fonksiyonel özelliklerini azaltmakta veya tamamen yok etmektedirler. Bu özellikleri tekrar kazanmak için kalın bağırsağı temizlemeye mecburdurlar. Kalın bağırsak temizlenmeden karaciğer temizliği yapılamaz.
b. Safra kesesi:
Safra kesesi karaciğerde üretilen safrayı depo eder. Safra bağırsaklardan sindirime katıldığında:

Sindirilmekte olan gıdaların asit seviyesini nötralize eder.
Yağların formatını değiştirir ve emilim için hazırlar.
Kalın bağırsağın peristaltik hareketini sağlar.
Fazla kollestrinin dışarı atılmasını sağlar.
Karaciğerin safra üretimi beslenmeye göre değişiklik gösterir. Açlık ve vücut sıcaklığının artması üretilen safra miktarını azaltır. Bunun tem tersi şeklinde vücut sıcaklığı azalınca ve protein ve yağ bakımından zengin gıdalar alındığında safra üretimi yükselir. En fazla yağlı yiyecekler yükselmeye neden olur. Bu yüzden safranın üretimi insan metabolizması için önemlidir. Ne zaman karaciğer fonksiyonlarında bozukluk meydana gelirse safra üretimi de bozulur ve vücudun diğer fonksiyonları da bundan olumsuz yönde etkilenir.
Her insan doğru beslendiğini düşünebilir ama beslenmene kadar sağlıklı olsa da vücutta devamlı toksin oluştuğu için bu organları her sene en az 2 defa olmak üzere temizlemek gerekir. Bu temizleme belli bir usulle ve sıralama ile yapılır. Bu usul ve sıralamaya dikkat edilerek yapılan vücut temizliğiyle insan sağlığı korunabilir ve sahip olunan bazı hastalıklardan kurtulma söz konusu olur.
Bitkisel Beslenme ile Temizlenme
Amerikalı Dr. Walker beslenme ile tedavi konusundaki kitabında kalın bağırsak temizleme konusunu şöyle açıklamaktadır. ?


Eğer insanlar pişmiş yemek ile besleniyorsa, kalın bağırsak normal fonksiyonunu kaybediyor.? Bu sonuçlar bilimsel deneyler ile ispat edilmiştir. Bu beslenme tercihi nedeniyle günümüzde ideal ve sağlıklı kalın bağırsağa sahip insan bulmak imkânsızdır. Bu yöntemi tercih edenler ilk önce lavman, detoks vasıtası ile kalın bağırsağı düzenli bir şekilde yıkamalıdır. Daha sonra kalın bağırsağın fonksiyonunu normale döndürmek için çiğ taze sebze suyu içilir. Sebze suları temizleyici, meyve suları besleyicidir. Bunu asla unutmayalım.
Hergün sabahları uygulanacak olan sıkılmış sebze ve meyve suyunun En uygunu 500gr hazırlanmış havuç, , elma ve kırmızı pancar suyudur.
Bu su kalın bağırsak ve ince bağırsak içindeki kasları ve sinirleri besler, güçlendirir ve yeniler. Bu karışım her sabah içilmeli ancak aşağıdaki rahatsızları bulunanlar bu karışımın içine ekleme yapmalıdır.
Eğer bu malzemeler bir arada bulunamazsa her gün sadece havuç suyu veya o mevsimde bulunabilen sebzelerin suları içilebilir.
Kalın bağırsağa normal peristaltik hareketini kazandırmak için öğle ve akşam yemek menüsüne yeterli miktarda sebze, meyve, kabuklu bulgur gibi lif bakımından zengin besinler eklemek gerekir..
Bu gıdalar ayni zamanda kalın bağırsağın hareket fonksiyonunu yükseltmektedir. Lif yapılı besinler sindirim esnasında gelen safrayı yapılarına alarak emerler. Emilen safra kalın bağırsak duvarlarını rahatsız ederek peristaltik hareket refleksinin oluşmasını sağlar. Safra lifli besinlerden ayrılmadığı için tam boşaltım olmaktadır
Kalın bağırsağın peristaltik hareketini sağlayan en etkili meyve ve sebzeler; incir, kara erik, üzüm, ceviz, hurma gibi kuru meyveler, havuç, pancar ve taze lahana ve mevsimlik sebzelerdir. Yenen meyve ve sebzeler kalin bağirsağin içinde şişer, hacim ve kütle kazanır. Bu da peristaltik hareket refleksinin oluşmasini sağlar. Kolit hastasi olanlarin sadece lahana tüketmesi doğru değildir. Gaz hissi oluşturur. Patatesle birlikte kulalnılması önerilir.

Sebze ve meyve dişinda kalin bağirsak sindirimine yardimci olan diğer gidalar bal, bitkisel kabuklu buğday lapası, bütün diğer meyve ve sebze sularidir.


Her günboyunca 300-500 gr. bu meyve ve sebzelerin suları içilmelidir.
Eğer tüketilen sebze ve meyveler şişkinlik yapiyor ve gaz oluşturuyorsa, sadece az haşlama sebze tüketilir.
Mevsime uygun olan meyve ve sebzelerden az miktarda alinir
Gidalar şayet gaz oluşumuna ve şişkinliğe sebep oluyorsa, taze fasulye, bezelye, soğan, lahana ve pancar gibi gidalar haşlama ve sıcak, az pişirilmiş olarak yenebilir, çiğ olarak yenmemelidir.


Gaz oluşumunu önlemenin, reflü, ülser ve diğer mide rahatsizliklarinin çözüm yolu ise taze çiğ lahana suyuna patates suyu katarak içmektir. Çok yoğun gaz problemi olanlara lahanayı haşlayarak suyunun tüketilmesi önerilir.

Sabahları içilecek olan sebze ve meyve suyu terkibi;
İlk başlangiçta vücudu aliştirmak için150gr.kırmızı pancar , 150 gr. havuç ve 150 gr.elma suyu ile yapılır. Mevsimlik sebze ve bitkilerin katılmasıda önerilir. (maydanoz, dereotu, ıspanak, tere vs.) Gaz oluşumunu önlemenin, reflü, ülser ve diğer mide rahatsizliklarinin çözüm yolu isebu karışımın içine taze çiğden150gr lahana suyu, 150 gr. Patatesle birlikte alinir.



Toplam 500 gr olarak çiğden sıkılan bu karışım beden ısısında ve içine bir tatlı kaşığı saf zeytin yağı karıştırılarak yudum yudum içilmelidir.

Bu esas uygulamaya 2-3 gün devam ettikten sonra 300 gr. lahana ve patates suyuna geçiş yapilir ve gaz oluşumu, reflü, ülser tamamen ortadan kalkana kadar devam edilir.
Lahana suyunun içine tuz katilmamalidir. Gaz oluşumuna destek olarak dişaridan müdahale etmek için, karnın üzerine papatya bitkisi ile islatilmiş sicak kompres, sicak küvet, vücudu susam ve badem yaği ile yağlama uygulanabilir.
Not : Her sabah, öğlen ve akşam COSMIC bitkisel karışım tablet ürünlerinden Alfa, Soya, Kapari, Spirulina’nın kulanılması tavsiye edilir.


Önemli Not :
Kozmik Beden Temizlik uygulamasında Kaynatılmış su ile Lavman detoks yapmayı uygun görüyoruz.

1) Kaynatılmış Su ile Lavman Uygulamasi

(Dr. N. Walker)
Yatmak üzere iken kaynatılan 2 Lt Su sabaha kadar beden isisina gelene kadar soğutulur.İki ÇORBA kaşığı limon suyu ve elma sirkesi ilave edilir. Öncelikle bu karişimin yarim litresi, lavman setinin torbasina doldurulur. Lavman setinin hortumunun ağzina ve anüse hafifçe vazelin - krem veya zeytin yağı sürülüp sonra anüse sokulur. Lavman setindeki suyun kalin bağirsağa dolmasi beklenir. Dolduktan sonra minimum 5 dakika su kalin bağirsakta bekletilir. Erken peristaltik hareket refleksi oluşursa boşaltim yapilir. Daha sonra hazirlanan karişimin iki litresi lavman setine doldurulur ve lavman işlemi için hazirlanilir.
Bu aşamada diz üstü durulur ve öne yere doğru eğilinir. Hortum ve anüs kremlenerek hazirlanir. Lavman seti, içindeki suyun rahatça kalin bağirsağa akmasi için 1-1,5 m. yükseğe asilir. Diz üstü durumda lavman setinin hortumu anüse yerleştirildikten sonra dirseklerin üzerine eğilerek alin yere değecek şekilde baş ve beden öne doğru yatirilir.


Lavman setindeki bütün suyun kalin bağirsağa dolmasi beklenir. Daha sonra duruş pozisyonu hiç bozulmadan, lavman seti anüsten çikarilir. Bu işlemden 1 dakika sonra vücut önce sağ tarafa 5 dakika yatirilir. Sonra sirt üstü yatarak bacaklar yukari doğru kaldirilir ve suyun kalin bağirsağin dibine doğru gitmesi sağlanir.şekil 2
Bu konumda mümkün olduğu kadar durulduktan sonra boşaltim yapilir.
Bu yöntem yılda iki kez tekrarlanmalıdır. Lavman uygulaması yılın her zamanı yapılabileceği gibi, en uygun zamanı ilkbaharın mart, nisan aylarıdır. Uygulama zamanı ay takviminde ayin hareketine göre ayarlanır.

2- Lavman Uygulamasi Zamani
Kalin bağirsak temizleme için her mevsim uygundur. En uygun zaman ilk ve sonbahar mevsimleridir. Ay dolaşiminin insan üzerindeki biyoritmik etkisine göre, kalin bağirsak temizleme için en uygun zaman yeni ay başlangicindan dolunay oluncaya dek geçen zamandir. Kalin bağirsaği temizlemek için sabahlari 05-07 saatleri arasi veya akşam güneşin batişindan sonraki zaman tercih edilmelidir.
Lavman ve detoks ile Kozmik Beden Temizliği uygulaması 7 gün her sabah 5-7 arası yapılır. Aksi bi durumda aksama yaşanırsa veya iş durumunuza bu saat uymuyorsa akşam güneş batınca yapılabilir.
7. gün beden ısıtılır , mümkünse hamama gidilir , Karaciğer , Safra ve Kalın bağırsak , Böbrek , Dalak , Akciğer ve Pankreas ısıtılır. Saat 20:00 den sonra önceden hazırlanmış özel saf 1 bardak 150 gr. Zeytin yağı yudum yudum 20 dk gibi bi sürede 1 bardak 150 gr.taze sıkılmış limon suyuyla birlikte 1yudum zeytin yağı 1yudum limon şeklinde veya karıştırılarak yudum yudum içilir.
Sonra nefes teknikleri yani burnun sol tarafından nefes alıp tutup biraz bekledikten sonra sağından verilir daha sonra aynı işlem sağdan alınıp beklenip soldan verilerek bu işleme 20 dk devam edilir.bu hareket diz üstünde namaz şeklindeki gibi oturularak yapılır.
Not: Bu sırada karaciğer ve karın bölgesine termoform konularak sıcak tutulur.Bu pozisyonda önce yarım saat sağ tarafa sonra sol tarafa dönerek Termoformla ısıtma devam ettirilerek uyunur.
Dolunay gününün sabahı 05-07 saatleri arası yukarıda tarif edildiği şekli ile Sulu lavman seti ile detoks yani arınma yapılarak Kozmik Beden temizliği tamamlanmış olur.
8. gün ve sonraki günlerde yemek düzenine , saatine , şekline ve türüne dikkat ederek beslenmeli daha çok hayvansal gıdalardan uzak Sebze , Meyve yenmeli ve suları içilmelidir.

8. gün tam bir boşaltma yapılmadığını düşünenler ve diğerleri 9. gün sabahı da Lavman yapabilirler.

Klik disini untuk melanjutkan »»

Malatyada yoğun ilgi

.
0 yorum


03 ARALIK 2008 ÇARŞAMBA GÜNÜ MALATYA BELEDİYESİ'NİN DÜZENLEDİĞİ, PROF. DR. AHMET MARANKİ HOCAMIZIN SUNUMUYLA GERÇEKLEŞECEK OLAN SAĞLIKLI DÜŞÜN, BESLEN, YAŞA KONFERANSIMIZA DAVETLİSİNİZ. SAAT:19:00 YER: BELEDİYE KONFERANS SALONU YAZARLARIMIZ KOZMİK BİLİM SERİSİNDEN KİTAPLARINI İMZALAYACAK VE SİZLERİN SORULARINA CEVAP VERECEKLERDİR.
16/12/2008 - 23:11
03 ARALIK 2008 ÇARŞAMBA GÜNÜ MALATYA BELEDİYESİ'NİN DÜZENLEDİĞİ, PROF. DR. AHMET MARANKİ HOCAMIZIN SUNUMUYLA GERÇEKLEŞECEK OLAN SAĞLIKLI DÜŞÜN, BESLEN, YAŞA KONFERANSIMIZA DAVETLİSİNİZ.

SAAT:19:00
YER: BELEDİYE KONFERANS SALONU


YAZARLARIMIZ KOZMİK BİLİM SERİSİNDEN KİTAPLARINI İMZALAYACAK VE SİZLERİN SORULARINA CEVAP VERECEKLERDİR.

Klik disini untuk melanjutkan »»
 

Zirve100 Site ekle
oyun komedi sohbet siteleri

Ahmet MARANKİ Kimdir?

Ahmet MARANKİ Kimdir?
Ahmet Maranki 1956 yılında İnebolu'da doğdu. Liseyi İstanbul'da bitiren yazar ilk önce Tütün Eksperleri Yüksek Okulu’nu bitirip 1976 yılında stajını tamamlayarak devlet görevine başladı. Sırasıyla 1981 yılında İstanbul Üniversitesi T. Endüstri Mühendisliği’ni, 1986 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sosyal Siyaset Bölümünde ‘master’ını, 1990 yılında aynı bölümün Sosyal Siyaset Çalışma Ekonomisi Endüstri İlişkileri alanında doktorasını tamamladı. 1991 yılında ABD'de mesleki alanda mahalli idareler, sosyal güvenlik sistemleri ve tarım alanında doktora üstü bilimsel çalışma ve araştırmalarda bulundu. 1993 yılında SSCB'nin yıkılmasıyla Azerbaycan devletinin talebi üzerine, T.C. adına görev yaptığı ilgili birimin baş uzmanı olarak araştırmalar yapmak ve üniversitelerde ders vermek üzere görevlendirildi. T.C. adına Azerbaycan Birleşmiş Milletler Teşkilatı (BMT) U.N.D.P, UNV birimlerinin kalkınma programları çerçevesinde devlet ve özel üniversitelerinin planlı ekonomiden pazar ekonomisine geçişleriyle ilgili "Principles Marketing", International Economic Organization", "International Marketing", "Islam Economy Relation" ders programlarının hazırlanıp uygulanmasında "University Lecturer" unvanıyla "Specialist" olarak diplomatik statüde görev yapan yazar, Azerbaycan Millî Meclisi’nde danışmanlık yapmış olup, bu çalışmalarını "Türkiye Azerbaycan Haricî İktisâdî Alakaları" , "Agent Mukaveleleri" adlı kitaplarıyla yayınlamıştır. Ahmet Maranki yaptığı bu ve burada kaydedilmeyen çalışmalarıyla 1998 yılında Azerbaycan’da "Yılın En Başarılı Yabancı Bilim Adamı" seçilmiştir. BMT'nin Unesco ve Avrupa Birliği nezdinde kurularak faaliyet gösteren IPA-International Personel Academy'de görev yapan yazar; yaptığı bu ilmî çalışmalar, hazırlanan ders programları ve bunların uygulanması, yayınlanan kitaplar ile ilmi şura kararıyla "Univesity Lecturer" göreviyle "Economy" alanında profesör unvanı alarak ‘Ateste’ edilen tek T.C. vatandaşıdır. Kafkasya ve Azerbaycan’da kaldığı bu sürede yazar, SSCB'nin çağdaş dünyaca bilinmeyen yönleriyle ilgili stratejik ve kozmik araştırma merkezlerinde eğitimde bulunarak ekstrasens ve bioenerjist unvanını almıştır. Yazar eserlerinde de görüleceği gibi T.C.’deki devlet görevi sırasında meslekî çalışmaları yanında, 1987'de Ortadoğu'daki İran-Irak Savaşı sırasında Musul-Kerkük bölgesinde Türkmenlerle ve Suudi Arabistan’da İslam konferansıyla ilgili, 1990 yılında Balkanlarda ve Bulgaristan'daki Türklere uygulanan asimilasyon ve tehcirle ilgili, 1991 yılında ABD'de Müslüman-Kızılderililerle ilgili, 1993'ten günümüze kadar da Kafkaslardaki Türkler ve bilhassa Azerbaycan’la ilgili çeşitli kuruluşlarla işbirliği içinde görev yapmıştır. Bu çalışmalarını ulusal ve uluslararası yazılı ve görsel medyada 55 adet tebliğ, 10 adet ders ve sosyal muhtevalı kitap ve "strateji" adıyla yayınlanan makaleleriyle kamuyla paylaşmıştır.Pek çok bilimsel araştırmanın öncülüğünü yapan ve Rusya-Avusturya-Azerbaycan -Türkiye'nin bilim adamlarından oluşarak 1990 yılında kurulan "Bilim ve Buluş Adamları Derneği'nin genel sekreterliğini de yürüten yazar, halen Türkiye’nin AB'ye girme sürecinde AB stratejilerinin hazırlanmasıyla ilgili olarak Hollanda Amsterdam'da "Türkiye Hollanda Vakfı"nı ve bu kitabın konuların bilimsel olarak araştırmalarının yapıldığı "The Institute for Cross Cultural Health" adlı enstitünün başkanlığını yürütmektedir. BMT Asya-Pasifik ve Avrupa Başkanı Setsuka Yamazaki tarafından başka projelerde uzman olarak çalışmak üzere davet edilen yazar, Türkiye'de kalarak bu necip millete hizmeti ön planda tutmuştur. 1969 yılından beri sporla yakından ilgilenen yazar, kara kemer, judo, tekvando, şhiatsu hocası olarak halen Güreş İhtisas Kulübü’nde Türk sporuna hizmet vermektedir. Dünyada ve Türkiye'de sosyal ve stratejik pek çok vakıf, dernek, düşünce kulüpleri vs. gibi NGO'larda (Sivil Toplum Kuruluşu) faaliyet gösteren yazar evli ve 3 çocuk babası olup İngilizce, Arapça, Rusça, Azerice, Osmanlıca bilmektedir. Prof. Dr. Ahmet Maranki’nin 5 ayrı sahada 54 adet yayınlanmış eseri bulunmakta olup, yazarımızın son eseri “Kozmik Bilim ve Bilinçle Yaşam Enerjisi” kitabı bugüne kadar 2 yılda 73 baskı yapmıştır.
Namablogkamu is proudly powered by Blogger.com | Template by o-om.com | Power by blogtemplate4u.com