ahmet maranki etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ahmet maranki etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Şubat 2009 Çarşamba

PROF.DR.AHMET MARANKİ’DEN TAVSİYELER

. 11 Şubat 2009 Çarşamba
2 yorum

*Günlük tükettiğimiz gıdalar

konusunda dikkatli olunması ve her türlü meyve ve sebzenin mevsiminde tüketilmesini tavsiye eden Maranki;”Sağlığımız için gıdaları zamanında yemeliyiz.

*Mesela kış aylarında domates kesinlikle yenmemeliyiz.

Yüce yaratan onu yaz aylarında yenilmesi için yaratmış. Bu aylarda yenilen domatesin çekirdeği kan hücrelerine olumsuz etki yapabilir.

*Buna karşı yazın da kış aylarında yenilen meyveler yenilmemeli. Mesela;

MENOPOZ İÇİN

Bayanların menopoz dönemlerindeki sıkıntıları azaltmak için; civanperçemi, meyankökü,ve kır papatyasından yapılan çayı öneriyor

TROİD İÇİN CEVİZ

kaç adet cevizi bir su bardağında bir kaç gün bekletiniz ve cevizi

yedikten sonra suyunu içiniz bunu hergün yaparsanız bir kaç hafta sonra sizdeki değişikliği fark edeceksiniz

Birde ceviz arasındaki perdeden 25,30 adetini bir litre suda bekletin ve onuda aynı şekilde hergün tüketirseniz troide faydasını fakedeceksiniz

SAĞLIKLI ZAYIFLAMAK İÇİN ÖNERİLER;

Beslenme düzenimizi değiştirmemiz lazım

Beslenme saatlerini değiştirmemiz gereklidir

Tatlıları yemekten 1 saat önce yada yemekten sonra yenmeli

Karbonhidratlarla proteini ayrı ayrı almamız lazım..

YEŞİL ÇAY

Asrın mucizesidir.Çinliler senelerdir yeşil çayı tüketmektedir.Çay yemekten 1 saat önce yada 1 saat sonra tüketmelidir.Yemekten hemen sonra içilirse demir eksikliğine neden olur.Beden yemekteki demiri ve bütün aminoasitleri tükettikten sonra çay içilmelidir.Bu da yemekten 1 saat sonra uygun olur.
didem:
merhaba hocam,benim bir kaç sorum olacaktı.1. si annem su içmiyor.ilaç içmekte bile zorlanıyor.ne yapabiliriz? 2. si benim saçlarım kalın telli ve gür ama çok dökülüyor. ne yapabilirim?3. sü ağız kokusu için ne yapabiliriz?şimdiden teşekkürler

October 17th, 2008 20:07
gülçin hüner:
mrh.hocam benim sorunum omuzlarımdaki agrı.3 yıl önce MAS teşhisi konularak ilaç tedavisi gördüm ardından o bölgeye iğneyle ilaç enjekte edildi ve fizik tedavisi gördüm ve agrılarım tekrar başladı.vanın ilçesinde tayin dolayısıyla ikamet ediyoruz saglık imkanları kısıtlı sizce neler önerirsiniz cevabınızı bekliyorum.şimdiden sonsuz şükranlarımı iletiyorum tşkler

October 18th, 2008 18:59
onat:
ben hitatik kist karaciyer hast amelet old. 10 cmdi1ay oldu.bunun tekr.olm için bana bitki öneremisin.tkr.

October 19th, 2008 13:46
sevim:
sayın hocam ben anne olmak istiyorum ama cocuklarım yaşamıyor 43 yaşındayım 4 küretaj oldum cocuklar 2 aydan fazla yaşamıyor doktolar tüm hormonların cok iyiy ama tanı koyamadıl sigsra icme diyolar ama ben hamile kalınca icmiyorum evliligim bitmek üzere allah aşkına yardım edin intiharı düşünüyorum.yapıcam da herkes doguryor bir bn beceremedim eşimin ailesinin lafları beni yordu men memurum cahil degilim sadece caresizim

Klik disini untuk melanjutkan »»

AHMET MARANKİNİN SAÇ DÖKÜLMESİNİ ÖNLEYEN VE DÖKÜLEN SAÇLARIN YENİDEN ÇIKMASINI SAĞLAYAN BİTKİSEL FORMÜL

.
2 yorum

10.02.2009 tarihinde kanal 7 ekranlarında nur ertürk ün programına konuk olarak katılan kozmik bilim uzmanı prof.dr. ahmet maranki yine sağlık üzerine olumlu etkileri olan kür tarifleri verdi.bunlardan bazıları :
SAÇ DÖKÜLMESİNİ ÖNLEYİCİ FORMÜL:
MALZEMELER:
*5 gr.sarımsak yağı
*5 gr. ısırgan yağı
*5 gr. çam yağı
*5 gr.biberiye yağı
*5 gr. badem yağı
*zeytin yağ
BU YAĞLARI KARŞTIRIN VE SAÇINIZA SÜRÜN. BİR MÜDDET BEKLEDİKTEN SONRA SAÇINIZI ŞAMPUANLA DEĞİL KAYISI SABUNUYLA YIKAYIN. ÇOK FAZLA YIKAYIP YAĞLARI TAMAMEN ARINDIRMAYIN. BU İŞLMDEN SONRA,2-3 LİTRE SUYA 1 BARDAK ÜZÜM SİRKESİ İLAVE EDİN VE SAÇINIZI BU SU İLE DURULAYIN .20 GÜN SONRA SAÇ DÖKÜLMENİZ DURACAK VE 40 GÜN SONRADA DÖKÜLEN SAÇLARIN YERİNE YENİSİ GELECEKTİR.

Klik disini untuk melanjutkan »»

AHMET MARANKİ ISIRGAN OTUNUN ŞİFALARINDAN VE NASIL KULLANILACAĞINDAN BAHSEDİYOR

.
0 yorum

10.02.2009 tarihinde kanal 7 ekranlarında nur ertürk ün programına konuk olarak katılan prof.dr. ahmet maranki sağlık üzerine olumlu etkileri olan kür tarifleri verdi.bunlardan bazıları :
ISRGAN OTUNUN ŞİFALARI VE KULLANILIŞ ŞEKİLLERİ:
ahmet maranki ısırgan otunun çok şifalı bir bitki olduğunu ve pek çok derde deva olduğunu anlattı.
örneğin;
*sırtınız ağrıyor,diziniz ağrıyor yada herhangibiryeriniz... çiğ olarak ısırgan otunu alıp ağrıyan yerlerinize pat pat vurun ağrılarınız kaybolacaktır.
*ödemi olanlar,
250 gr. ısrganı saplarıyla birlikte 1 litre suya koyun ve 3 taşım kaynatın.3 hafta boyunca hergün taze olarak hazırlayacağınız ısırgan suyunu 3 hafta boyunca günde 5 bardak için.
*fil ayak hastalığına ve vücut ödemine karşı:
piren i haşlayın ve 3 hafta boyunca için. 1 hafta ara verip yeniden 3 haftalık bir kür daha uygulayın .(ısırgan otu kürünün miktarları kadar kullanın)

Klik disini untuk melanjutkan »»

AHMET MARANKİ DEN KIL DÖNMESİNE SICAK SOĞAN KÜRÜ

.
1 yorum


ahmet rankiden kıl dönmesine karşı sıcak soğan kürü:
soğanı ısıtın. dayanabileceğiniz sıcaklılıktaki soğanı kıl dönmesi olan bölgeye kapatın. bekletin.bu uygulamyı birkaçkez yapın. ve her uygulamadan sonra bedeninizi gül suyu ile temizleyin...

Klik disini untuk melanjutkan »»

AHMET MARANKİ DEN BEL BOYUN VE DİZ AĞRILARINA KARŞI YAPILACAKLAR

.
0 yorum

10.02.2009 tarihinde kanal 7 ekranlarında nur ertürk ün programına konuk olarak katılan prof.dr. ahmet maranki ,sağlık üzerine olumlu etkileri olan kür tarifleri verdi.bunlardan bazıları :
BEL,BOYUN,DİZ AĞRILARINA VE FITIK AĞRILARINA :
hardal yağı ve biberiye yağının içine zeytin yağı ilave edin ve bu üçlü karışımı birazcık ısıtarak ağrıyan yerlerinize sürün ve aşağıdan yukarıya doğru hareketlerle masaj yapın.
3 hafta boyunca her gece yatarken düzenli olarak uygulayın...

Klik disini untuk melanjutkan »»

İBRAHİM SARAÇOĞLU NDAN HASTALIK ÖNLEYİCİ BAL-EKMEK KÜRÜ

.
0 yorum

prof. dr. ibrahim saraçoğlu balın mucize bir besin olduğunu,pek çok derde şifa olduğunu ve sağlık açısından herkesin mutlaka tüketmesi gerektiğini söyledi ve hastalık önleyici vücudun direncini artırıci yapımı kolay bir tarif verdi.
3 gün boyunca, 1–2 dilim ekmeğin üzerine, hakiki saf balı sürüp yiyin. İstediğiniz miktarda da su için.Bu 3 günlük süre boyunca, başka hiç bir yenmemesi gerekiyor .Bu kürü, yılda 2–3 defa uygulamak, vücut direncini artırır ,güç ve kuvvet verir. ..

Klik disini untuk melanjutkan »»

SUNA DUMANKAY DAN KİLO ALMAK İSTEYENLERE BİR ÖNERİ

.
0 yorum

Suna Dumankaya kilo almak isteyenler için kilo aldırıcı bir tarif verdi.;Kilo almak isteyenler için
-500 gr pekmez
-500 gr tahin
-200 gr ceviz
-200 gr badem
-2oo gr fındık
-10 gr ginsengk
Hazırlanışı:Bütün malzemeler karıştırılıp sabahları aç karnına 2 yemek kaşığı yenildiği zaman hem kısa zamanda kilo alınır hemde enerji verir.
.. ( devamı )

Klik disini untuk melanjutkan »»

ENDER SARAÇTAN KABIZLIĞA KARŞI ÇORBA TARİFİ

.
0 yorum

Uzman Dr. Ender Saraç'tan kabızlık gidermek ve metabolizmayı hızlandırmak için çorba tarifi:

KABIZLIK GİDERİCİ ÇORBA

Malzemeler :
*Bir kilo arpa
*pırasa,
* ıspanak
*Kereviz sapı
*2 adet kabak
*Bir çorba kaşığı zeytin yağı, bir tutam tuz ve su

Hazırlanışı: Akşamdan arpanın üstünü örtecek kadar su dökülerek sabaha kadar bekletin, sabah haşlayın, Sonra diğer malzemeleri de ekleyerek pişirin.
Hazırlamış olduğunuz bu çorbayı sabah aç karnına için.

Kabızlık için bir başka öneriler:

- Kuru kayısıyı ve kuru mürdüm eriğini akşamdan bir bardak suyun içinde bekleterek sabah aç karnına bu suyu için . Suyu içtikten sonra kayısı ve erikleri yiyin .Bu işlemi her sabah tekrarlayın

- Keten tohumunu havanda biraz döğerek sabahları aç karnına , az yağlı yoğurtla karıştırarak yiyin.Bu da kabızlığa çok iyi gelir.. ( devamı )

Klik disini untuk melanjutkan »»

ENDER SARAÇ TAN TOKSİN ATTIRICI 3 GÜNLÜK DİYET TARİFİ

.
0 yorum

3 günlük şok diyet Vücuttan toksinleri ve ödemi atmak için çok etkilidir. Ancak kesinlikle üç günden fazla yapılmamalı. Bu diyet birkaç kilo kaybetmek ve şekle girmek için ideal .

MUCİZE DİYET TARİFİ

1.GÜN:

*Sabahtan öğlene kadar ılık yeşil elma kompostosu

Hazırlanışı: Dilimlenmiş 3 adet kabuklu yeşil elma

- 3-4 adet kabuk tarçın

- 5-6 adet karanfil

- 10-15 adet kuru üzüm

Bütün malzeme kaynatılıp ılıtılacak.Blender dan geçirilebilir.Mutlaka ılık olarak tüketilecek

*Öğlenden gece yatana kadar lahana çorbası

Hazırlanışı:-Küçük bir bütün beyaz lahana

- 1 baş soğan

- 3–4 diş sarımsak

- 1 demet maydanoz

- Birkaç adet sivribiber

- 1 çay kaşığı kimyon

- 1 çay kaşığı zerdeçal

- 1 tatlı kaşığı zencefil

- 2–3 tatlı kaşığı zeytinyağı

*Ayrıca gün boyunca bol bol ılık sıvılar alınacak. Rezene çayı, yeşil çay tercih edilirse daha iyi olur.

2.GÜN:

Gün boyunca sadece çiğ gıdalar tüketilecek

*Sabah: 2 adet yeşil elma ve 2 adet salatalık

*Öğlen: Bol yeşil salata (içinde kesinlikle domates olmayacak!Roka ve tere tercih edilirse iyi olur)

6-7 kaşık yağsız yoğurt

*iki saatte bir yeşil elma ve salatalık yenecek

*Akşam: Yarım kilo kadar hafif haşlanmış kabak

2-3 kaşık y.. ( devamı )

Klik disini untuk melanjutkan »»

KASLARINIZI GELİŞTİRECEK HAREKETLER

.
0 yorum

Kasları güçlendirmek, geliştirmek veya şekil kazandırmak belirli türde egzersiz yapmayı gerektirir. Ağırlık kaldırma makinelerini gelişigüzel kullanmak, spor salonundaki dumbbel ve barları programsız bir şekilde kullanmak sizi amacınıza ulaştırmayabilir.

Yeni başlayanlar

Vücut geliştirme salonlarındaki ağırlık kaldırma makineleri vücudunuzdaki değişik kas gruplarını çalıştırmaya yöneliktir. İlk defa bu aletleri kullanacaksanız, her bir kas grubunu çalıştıran genel bir program izlemelisiniz. Yani göğüs, omuz, kollar, bacaklar, sırt ve karın bölgelerinin her birini çalıştıran bir programınız olmalı. Ancak vücudunuzun herhangi bir yerinde bir sakatlık ya da rahatsızlık varsa, ağırlık kaldırmaya başlamadan önce mutlaka bir spor hekimine danışın. Salondaki hocanıza durumunuzdan ayrıntılı olarak bahsedin.

Orta ve ileri düzey çalışanlar

Vücut çalışmasında başlangıç düzeyini geçtiyseniz çalıştığınız kas gruplarını ikiye ya da üçe bölerek, her seansta bir grubu çalışın. Örneğin birinci gün göğüs, biceps ve bacak, ikinci gün omuz, sırt ve triceps çalışarak kaslarınızın daha çok gelişmesini sağlayabilirsiniz. Böylelikle her bir kas grubunuzu farklı yönlerden çalıştırarak kaslarınıza çok yönlü bir gelişim sağlamış olursunuz. Üçe bölünmüş bir çalışma sisteminde birinci gün, göğüs ve biceps, ikinci gün omuz ve bacak, üçüncü gün ise sırt ve triceps çalışabilirsiniz. Karın çalışmasını haftada üç ya da dört kere olmak üzere programınıza aralıklı olarak yerleştirin.

Klik disini untuk melanjutkan »»

Brusella - Malta humması için pratik bitkisel çözümler

.
0 yorum

Brusella - Malta humması: Hayvanlarda görülen bir hastalık olduğu halde insanlarda da görülebilen bulaşıcı bir hastalıktır.Tıp dilinde ‘Bruselloz‘ olarak bilinen bu hastalığa ‘Malta humması‘ da denir.Hasta hayvanların eti, sütü ve sütünden yapılmış ürünleri ile temas eden kişilere bu hastalık bulaşabilmektedir. Hastalığa yakalanan kişilerde yüksek olmayan ancak zaman zaman titreme biçiminde gelen ateş görülür.Gece terlemesi ile ile ateş normale düşmektedir. Hastalığa yakalananlarda çabuk yorulma ve terleme görülür. İştahsızlık ve iştahsızlığa bağlı olarak zayıflama görülmektedir.Brucella özellikle keçiden ve kaynatılmamış süt ile yapılan peynirle geçmektedir. Kişiyi halsiz ve dermansız bırakır.Pratik bitkisel çözümler* Dört bardak kaynar suyun içine 100 gram şahin otu (Mercanköşk) konduktan sonra. 30 dakika bekletilir, bal ile tatlandırılarak, bir günde tüketilir.* Sarımsak, stafilokokus dureus ve brucella abortus denilen mikropları öldürür.>> Ahmet Maranki sağlık ve güzellik önerileri için tıklayın

Klik disini untuk melanjutkan »»

Anemi - kansızlık için pratik bitkisel çözümler

.
0 yorum

Anemi ( kansızlık ) bir çok farklı şekilde tanımlanabilen kan rahatsızlığı olarak bilinmektedir. Bu kan hastalığını kırmızı kan hücrelerinin fonksiyonlarındaki ve sayısındaki anormallik olarak tanımlanabilir.
Anemi bulguları; güçsüzlük, aşırı yorgunluk, solgun bir ten, nefes darlığı, düzensiz kalp atışıdır. Hatta çok şiddetli anemi felç, kalp krizi ve kalp tıkanıklığına da yol açabilmektedir.
Bazı anemi hastalıkları kolayca tedavi edilebilir, bazıları ise kronik ve hayatı tehdit eder. Günümüzde moda olan çay ve fazla içilen sütte demirin tutulması ve vücuttan atılmasına neden olur.
Bilhassa günümüzde stres, migren, baş ağrısı ve gerginliklerin nedeni geleneksel alışkanlığımız olan çok içtiğimiz siyah çaydır. Çayı yemeklerden önce ya da sonra içine bir kaç damla limon ya da karanfil atarak içmeniz hem yararını artıracak, hem de demir emilimini önleyerek kansızlığa neden olmayacaktır.
Ayrıca zihin yorgunluğunun da ilacıdır. Sınava hazırlanan öğrenciler için idealdir.
Pratik bitkisel çözümler
* Çilek kökü, oğul otu, atkuyruğu, sinirli yaprak ve keklik çayları tüketilmelidir.
* Havuç ve turp kabukları soyulmadan rendelenir, çiğ olarak biraz da lahana ve ıspanak doğranır. Zeytinyağı ve limon ilave edilerek salata olarak yenir.
* Günde üç çay bardağı pancar suyu içilir. Kırmızı pancar bol bol yenir.
* Yerelması haşlanıp yemelidir.
* Bir bardak kaynar suyun içine 4-10 gram maydanoz tohumu konduktan sonra 10 dakika bekletilir, günde 2-3 bardak tüketilir.
* Bir bardak kaynar suyun içine 6-8 gram ufalanmış ısırgan yaprağı konduktan sonra 10 dakika bekletilir, günde 2-3 bardak tüketilir.
* Bir bardak kaynar suyun içine 2 gram ıhlamur konduktan sonra 10 dakika bekletilir, günde 3-5 bardak tüketilir.
* İki kilo suyun içine 30 gram enginar yaprağı, 1 su bardağı siyah üzüm, 1 kaşık pelin otu ufalanarak konur. Orta ateşte bir saat kaynatılır. Soğuyunca süzülüp, balla tatlandırılır. Günde 3-4 bardak içilir. Bu işleme 10-15 gün devam edilir.
>> Ahmet Maranki sağlık ve güzellik önerileri için tıklayın

Klik disini untuk melanjutkan »»

Ahmet Maranki kıl dönmesi için soğan kürü

.
0 yorum


Prof.Dr.Ahmet Maranki kıl dönmesi için soğan kürünü öneriyor.
Kıl dönmesi için: Orta boy bir soğanı fırında veya tavada ısıtın. Dayanabileceğiniz kadar sıcaklıkta soğanı kıl dönmesi olan bölgenize koyarak bekletin.
Bu uygulamayı bir kaç kez tekrar edin. Soğan uygulamasının ardından kıl dönmesi olan bölgeyi gülsuyu ile temizleyin.

Klik disini untuk melanjutkan »»

1 Şubat 2009 Pazar

MARANKİ Diyorki; Prof. Dr. Ahmet Maranki'den sağlıklı ve dinamik kalmanın formüllerini öğrenmek için tıklayın...

. 1 Şubat 2009 Pazar
0 yorum


Son 70-80 yıldır hayatımıza giren sadece kimyasal terkiplerden oluşan ilaçlardan medet umarak çığ gibi büyüyen hastalık çeşitlerini ve oranlarını yok etmeyi beklemek yerine, binlerce yıldır insanlığın şifa bulduğu eskimez metotlarla birlikte gelişen teknolojinin ışığı altında Ortodoks tıbbının deneyim ve engin tecrübelerinden de istifade ederek işbirliğiyle İntegratif-Bütünsel Tıp metotlarını da kullanarak çözüm yolları aramanın vaktinin geldiğini, hatta geç kalındığını paylaşarak sizlere yeni bir ufuk açmak istiyoruz.

Koruyucu Hekimlik

İlkokuldan başlayarak, lise ve üniversitede mutlaka önleyici, koruyucu hekimlik ve sağlıklı beslenme ile ilgili dersler zorunlu olarak okutulmalıdır. Tıp fakültelerine dünyadaki emsalleri gibi bitkisel tedavi ile ilgili bölümler ve yan bilim dalları geç kalmadan kurulmalıdır.

İlaç Tüketimi

Avrupa ve Dünya ülkeleri kendi ilacını kendi üretmektedir. Türkiye yüz milyarlarca dolar dövizi ilaca vermektedir. Ülkemiz bu kadar zengin değildir. Ülkemizdeki yetkililer sağlıkta başka metotlar aramadığı için birtakım telkinlerinde etkisiyle bu necip milletin torunları sadece kimyasal ilaçlara mahkûm edilmekte kısır bir döngüde kalan son ömürlerini elinde ilaç torbalarıyla hastane kapılarında geçirmektedir. Türkiye binlerce yıllık tababet kültür birikimiyle çaresiz değildir. Yeter ki irade ortaya konulabilsin çare çoktur.
Bitkiler dünyası bunlardan sadece birisi olup, bilimin ışığında insanlığın kurtuluş reçetelerini ortaya koyabilecek birikime sahip olduğunun işareti, dünyamızın kuruluşundan bugüne kadar insanlığa yaptığı ve hiçbir zarar ve yan etkisi ve bağımlılığı olmayan, doğru kullanıldığında şifa veren bitkiler dünyasıdır.

Melez-Hibrit Dölsüz Tohumlar

Bitkilerden; meyve ve sebzelerin geni değiştirilmiş-melez-hibrit-ebter-geri dönüşümsüz-tek kullanımlık dünya literatüründeki adıyla disposable tohumlardan üretilenleri kullanmayınız. Israrla doğal tohumlardan üretilen bitkileri tercih ediniz. Bu gibi tohumlardan üretilen bitkiler şifacı olamayacağı gibi bağışıklık sistemine hiçbir katkısı olmayan antioksidan mineral ve vitamin içermeyen, bugün hızla artan kanser hastalıklarını tetiklemektedir. Çünkü iyi niyetlerle ortaya çıkan bu gibi çalışmaların bilimsel olarak insana ve doğaya tesir ve geri dönüşümleri, sonuçları mutlaka araştırılmalıdır!

Toprağın biyolojik yapısını bozduğu ve sonraki kullanımlar için dejenerasyona uğratması yanında bu tohumlardan çıkan bitkilerden uçan polenlerin son zamanlarda artan alerjik hastalıklara sebep olduğu, floraya tesir ederek çevre ekolojik dengeyi etkilediği dikkate alınmalıdır.

Son zamanlarda ülkemizde sık sık ve dünyada da yaygın olarak görülen mucizevi iksir “ balı” üreten arıların ölümü acaba bu hibrit tohumlardan üretilen bitkilerin polenlerinden mi kaynaklanmaktadır. Daha bunun gibi yine ülkemizde yetişen sulu bitkiler; kavun, karpuz, domates, salatalık gibi antialerjik, soğutucu bitkiler oldukları halde tam aksine kendileri allerjen duruma gelmişlerdir. Bütün bu bitkilerin tüketilmesiyle insan genininde zamanla dejenerasyona uğrayabileceği de dikkatle düşünülmelidir.

Doğum oranlarının son yıllarda azalması ve kısırlık probleminde hibrit tohumların etkisi mutlaka araştırılmalıdır. Dölsüz tohumlardan tüketerek döl vermek mümkün müdür? Kesinlikle ve acil olarak araştırılmalıdır.

Bu, asrımızın çözümsüz problemlerinin en başında yer alan bir durumdur. Bu duruma devlet ve sağduyulu çiftçiler mutlaka el atmalı, gelecek nesillerimizi korumak için Anadolu’muzun tabii tohumları tamamen yok olmadan müdahale edilmelidir.

Bitkileri tohumlarını seçtikten sonra ekilecek arazinin mümbit ve temiz olması, tohumu ekecek kişinin ruh durumu, sağlığı düzgün olmalı, yani ekimi, dikimi, büyütme, hasadı, kurutmasından bize ulaşan en son mamul haldeki içecek ve droglarına kadar yapılacak işlerin sevgiyle ve isteyerek yapılması çok önemlidir. Gelişen teknolojik aletlerle yapılan Kirlian fotoğraf tekniği, termal kamera ve rezonans aletlerinin de görüntülemeleriyle ortaya çıkan bir gerçek, sevgiyle yapılan bu işlerde bitkilerin tamamen etkilendiği hatta kimyalarında değişiklikler husule gelerek etkin maddelerinin oranlarının ve enerji boyutlarının tamamen farklılaştığı ortaya konulmuştur.

Aşırı Gübreleme

Sebzeler temizleyici, meyveler ise besleyicidir. Sebze ve meyvelerinizi tüketmeden önce günümüz çevre ve toprak kirliliğini (nitrat fazlalığı ve toksin vs), yetiştirme aşamasında tatbik edilen hormon ve antibiyotik vs. katkıların zararlarını minimuma indirmek için elma, üzüm, limon sirkelerinden birine karıştırılmış sıcağa yakın ılık suda 5 dakika tutulmasını öneririz.

Pişirme

Bitkilerden hazırlanan yiyecek ve içecekler tedavi edici kürler dışında kesinlikle fazla pişirilmeden, tıkırında ve suları dökülmeden günlük olarak tüketilmelidir. Mümkünse suları içilerek, yemek haricinde günlük tüketilmelidir. Meyve ve meyve hoşaflarında da aynı metot geçerlidir.

Meyve – Sebze Suları

Alışkanlık haline getirdiğimiz ve sıkça kullandığımız portakal, greyfurt, elma, vişne, kayısı, erik gibi meyve sularını mevsiminde çiğden sıkarak içmeli, konsantre halde kullanmamalıyız. Bunları tüketirken en fazla kilonuza göre içeceğiniz miktar 1-2 bardak olmalıdır.
Boş karna portakal, greyfurt gibi asitli meyve suları içilmemeli, mümkünse yemek aralarında uygun miktarda tüketilir. Kür uygulamaları bunun haricindedir. Kür uygulamalarında zeytinyağı ile yudum yudum içilen meyve suları bununla karıştırılmamalıdır.

Kaç Öğün Yemeli?

Günde iki öğün ve öğünlerinizde her zaman bir çeşit gıda tüketiniz. Örneğin; bir öğün lahana, bir öğün makarna gibi…

Kanuni Sultan Süleyman ve Yavuz Sultan Selim gibi cihan padişahlarının herkesten çok imkânlarının olmasına rağmen hayatları anlatılırken en önemli özelliklerinin başında her gün iki öğün ve bir çeşit yemek yediklerine ibretle şahit oluruz. “Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi” sözünün açılımından bunu mu anlamalıyız acaba?

Mevsimlerde Ne Yiyelim?

Salatalarınızı mutlaka mevsimlik sebze ve meyvelerden seçiniz. Yani kışın domates, salatalık, yeşilbiber kullanmayınız. Yazında kışlık sebzeleri kullanmayınız. Türkiye için havuç ve lahanayı(yuvarlak, suni lahana) bu kışlık sebzeler içinde gösterebiliriz. Bu sebzeler yaşadığınız iklime göre değişim göstermektedir. Yenilebilecek et yemek türlerinden önce salata yiyiniz ki, bitkilerdeki temizleyici özellikle etten gelebilecek zararların önüne geçilsin.

Bitkileri ve çaylarını kür uygulaması haricinde devamlı ve peşpeşe tüketmeyiniz.
Beyaz ekmek tüketmeyiniz. Çok çabuk acıkırsınız. Tabi mayayla üretilmiş tabi buğday unundan ekmeği diğer günlerde kepek, yulaf, çavdar, mısır gibi veya çekirdek ekmek gibi ekmek çeşitlerini münavebeli olarak tüketiniz. Acıkmadığınızı göreceksiniz.

Kahve ve Çaya Dikkat!

Siyah çayı radyasyonsuz olarak yemeklerden bir saat önce veya bir saat sonra içebilirsiniz. Ancak yeşil çayı içebilir, hatta posasıyla birlikte tüketmenizi öneririz. (Yeşil çayın içindeki Kateşin etken maddesinin demlemeyle suya %15-25 oranında geçtiği, daha iyi antioksidan etki göstermesi sebebiyle yeşil çayı posasıyla veya sıkıştırılmış tablet olarak tüketilmesini öneririz.

Her türlü bitki çayını aromatik ve uçucu yağlar ihtiva eden bitkiler hariç. aşırıya kaçmamakla günde 2-3 bardak birkaç damla limon damlatarak içebilirsiniz.

Bütün bitki çaylarınızı tatlandırılırken bal, hurma, kuru üzüm, siyah kuru kayısı, tabii pestil, dut vs. kullanabilirsiniz.

Her gün 2 veya 3 küçük fincan dövülmüş Türk kahvesini kahvaltı ve öğle yemeği sonrası ve akşamüstü (ikindi çayı yerine) içebilirsiniz. (Her hangi bir kronik rahatsızlığınız, kalp kolesterol rahatsızlığınız, alerji sorununuz ve vitiligo rahatsızlığınız mevcut değil ve sağlıklıysanız.) Vitamin, mineral, enzim ve besin destek ürünlerini suni, kimyevi, tabii olmayan metotlarla saflandırılmış droglar-tabletler halinde almamaya çalışınız. Metabolizma bunları belli yaşlarda (erken ve geç yaşlarda), tolare edememekte, bedende alınan bu ağır metaller sebebiyle çökme yaparak toksin ve kitleler oluşabilmektedir.

Kansere Sebep mi?

Kanser diye teşhis konulan vakaların bazılarında yapılan laboratuar analizlerinde, oluşan kitlelerin, safra ve böbrek taşlarının bu sebeple oluştuğu üzerinde görüşler ağırlık kazanmaktadır. Biz bu destekleri tamamen ve doğrudan tabii olarak kaynağından yani bitkilerden-sebze ve meyvelerden almaya gayret göstermeliyiz.

Mesela hepimizin alışkanlık haline getirdiği ve bilhassa çocuklarımızın kullandığı C vitaminleri ve yaşlılara kullandırılan kalsiyumun fazla kullanımı vücutta kireçlenmelere böbrek, prostat ve safrada taşlaşmalara sebep olabileceği göz önüne alınarak bu gibi vitamin, mineral ve enzimleri havuç, brokoli, lahana, maydanoz gibi bitkilerden almalıyız. Burada çok önemli bir detayı açıklamak istiyorum; suni olarak aldığımız vitamin ve minerallerden sadece o özelliği yani kalsiyumu veya vitamini bildirilen miktarda alırız.

Bitkilerle tabi yoldan o özellikleri almak istediğimizdeyse, o özellikle beraber onun bedene girmesiyle fazla veya eksik olabilecek ve onun tolaresine yardımcı olabilecek farklı özellikte vitamin, mineral ve enzimleri de beraber alırız. İşte bu özelliğinden dolayı vitamin, mineral ve enzimlerimizi bitkilerden sağlamalıyız.

Yemek Yeme Sanatı

Yemeklerin arkasından hemen meyve ve tatlılarınızı yemeyiniz, çay içmeyiniz. İnek yağı ve tabii şekerden yapılmış başta meyve tatlısı olmak üzere bütün tatlılarla ile çayınızı tatlandırarak yemeklerden en az 1 saat sonra, meyvelerinizi de 2 saat sonra mevsimlik meyve olarak tüketebilirsiniz. Tatlıları yemeklerden öncede tüketebilirsiniz.

Besinleri Karıştırmayın!

Yukarıda anlatılanların gerekçesi olarak, yenilen öğünlerde karbonhidrat, protein, şeker ve diğer enzimlerin birbirine karışarak, hem aldığınız besinlerin yan etkisinden korunmanıza, hem de gıdaların tam olarak alınmasına ve metabolizmanın bozulmamasına kaygı ön planda tutulmaktadır.

Öğünlerin Vakti

Akşam, güneş battıktan sonra son öğününüzü yiyebilir iki saat sonra çay, tatlı ve meyve dahil hiçbir gıda almayınız. Çünkü bu saatten sonra safra kesesi saati başlamaktadır. Kozmik Bilim Işığında Şifalı Bitkiler kitabımızda, gösterilen Beden Organları Aktif Çalışma Saatlerini dikkatle inceleyip ona göre bir beslenme, dinlenme ve hayat tarzı modeli geliştiriniz.

Üç Beyazdan Kaçının

Öğünlerinizde 3 beyaz yani bize göre suni un, suni tuz, suni şekerden uzak durmanızı, bunların yerine zaten bitkilerde olanlarıyla iktifa etmenizi ve tabii şekliyle kullanılmalarını öneririz. Çünkü beyaz un onlarca işlemden geçerek önünüze gelmekte, tuz rafine edilmekte, şekerse tabiilikten tamamen uzaklaşmaktadır. Şayet siz yeni bir dünyaya doğsaydınız zaten ekstradan ne un ne şeker ne de tuz kullanacaktınız. Kısaca bunların bir alışkanlık olduğunu önemle hatırlatmak istiyoruz.

Burada 3 beyaz üzerinde önemle durmamızın sebebi, bugünkü hastalıkların sebeplerinin hepsinde bu suni 3 beyazın çok büyük bir payı olduğu gerçeğidir.

Suyun Önemi

Sabahları kalktığınızda bir bardak ılık su içmenizi, mümkünse taze sıkılmış limon suyuyla karıştırarak içmenizi öneririz. Sular kullanılırken klordan arındırılmış olması gerekir. Klor serbest radikalleri arttırabileceği gibi klorlu suyla yıkanmak ve ardından güneşlenmek ultraviole ışınlar sebebiyle ciltte tahrişlere sebep olabilir. Halk dilinde alalık denilen Vitiligo’ya sebep olabilir.

Su İçmek Sağlıktır

Gün boyunca yemeklerden bir müddet önce ve bir saat sonra en az birer bardak su içmenizi, yatmadan önce bir bardak ılık suya 1 çorba kaşığı tabii elma sirkesi karıştırarak içmek metabolizmanızın yenilenmesi ve tanzimlenmesinde büyük rol oynayacaktır.

Tabii Sütleri Tüketin

Kozmik Bilim bugünün üretim şekil ve şartlarını da göz önüne alarak sütün sadece hayvan ve insanların yavruları için tabii olmak şatıyla tüketilebileceğini önermekte, geni bozulmamış hayvanlardan sağılmış sütlerin ise ancak yağ, yoğurt, peynir, kefir ve diğer süt ürünlerinde kullanılmasını önermektedir. Bugün üretilen tabii süt miktarıyla tüketilen süt ürünleri miktarı arasında çok büyük farklar olduğundan, dolayısıyla sütten yapılmış mamüllerin süt mü süte eşdeğer bir madde mi veya süt tozu, vs mi olduğu araştırılarak tüketilmelidir.

KOBİK bütün bu şartları göz önüne alarak yaptığımız araştırmaların çarpıcı sonuçları karşısında sizlere bu konuda sadece doğal yolla yetiştirilmiş inek manda, koyun ve keçiden sağılan ve kaynatılarak yapılmış peynir yoğurt ve yağları, doğal yolla yetiştirilmiş keçi sütünden yapılmış peynir, kefiri ve dondurmaları önermektedir.

Limon Mucizesi

Limon Yaratıcı’nın mucize bir meyvasıdır. Yediğiniz her şeye başta tatlılar olmak üzere, etlerinize ve sebzelerinize limon sıkarak onların olumsuz etkilerinden kurtulabilirsiniz.
İçtiğiniz her bardak suya da birkaç damla olmak üzere limon sıkabilirsiniz.

Astrolojik Takvim

Yukarıda sıraladığımız hükümler yanında mutlaka astrolojik boyutta dünyanın her yerinde uygulanan bedeni temizleme-arınma-detoks programlarını yaparak, metabolizmamızı, kalın bağırsak, karaciğer ve safra kesemizi temizleyerek bitkilerden azami seviyede istifade ederek sağlıklı yaşama geçebiliriz.

Bütün inanç kitaplarında yer alan bir hükmü hatırlatmak istiyoruz; hastalıklarımızın da sebeplerinde bu hüküme uymamamız görülmekte, her ne kadar konunun uzmanları günde 2-3 öğün değil 7-8 öğün yiyin deseler de, bizler Kozmik Bilinç’te olanlar O’nun yani Yaratıcı’nın ve büyük öğreticilerin sözlerine kulak vererek “Acıkmadan yemeyin, doymadan yemekten el çekin” kuralına uymaya çalışalım. Bunu yaparken de yukarıda sıraladığımız kaide ve metotlara uyalım.

Klik disini untuk melanjutkan »»

Prof.Dr.Ahmet Maranki Hocamızla Tüm Şifalı Bitkilerle Tedavi Şekilleri

.
0 yorum

Prof.Dr.Ahmet Maranki Hocamızla Tüm Şifalı Bitkilerle Tedavi Şekilleri buradan Hocamızın hergün aktardığı taze bilgileri burada paylaşacağız halkımızın bilinçlenmesi ve daha iyi yerlere gelebilmemiz için önce sağlık diyoruz bu detayı lütfen atlamayalım ve hocamızı takip etmeye devam edelim sakın kaçırmayın üzülürsünüz

Klik disini untuk melanjutkan »»

29 Ocak 2009 Perşembe

Ahmet Maranki'den Bir Başarı Daha

. 29 Ocak 2009 Perşembe
0 yorum

Maranki Hocamız, "Kozmik Bilim Işığı'nda Şifalı Bitkiler" kitabıyla "En Çok Satanlar" listesinde ikinci sıraya yerleşti.
28/01/2009 - 19:20
Cosmic Bilim çalışmalarıyla yediden yetmişe herkesin ilgisini çeken Prof. Dr. Ahmet Maranki bir başarıya daha imza attı.

Ahmet Maranki ve eşi Elmas Maranki'nin birlikte kaleme aldığı müthiş eser "Kozmik Bilim Işığında Şifalı Bitkiler", çeşitli kitap satış mağaza zincirlerinden alınan bilgilere göre, "En Çok Satan Kitaplar" listesinde ikinci sıraya yerleşti. Prof. Dr. Maranki ve eşinin kitabının başarısı basında şöyle yer aldı:

"Ahmet Maranki ve Elmas Maranki'nin satış grafiği her geçen hafta yükselen kitabı, Ahmet Ümit'in Bab-ı Esrar'ını da solladı ve gözünü zirveye dikti. Zar Adam ise düşüşe geçti.

Haber 7 Kitap Dünyası ve strateji ortağı www.ilknokta.com sitesi dağıtımcı rakamları ve kitap satış zinciri mağazalar zincirlerinden aldığı rakamlarla hazırladığı her türlü tartışmaya kapalı reklam ve spükalasyon kaygısı gütmeyen çon satılan kitaplar listesinde bu hafta da Ayşe Kulin'in Umut'u zirvede.

Ama dikkat çekici bir yükseliş trendinde olan Ahmet Maranki ve Elmas Maranki'nin Şifalı Bitkileri onu da tahtından etmeye aday görünüyor...

Üstelik bazı ünlü yayınevleri bu kitabın rüzgarından etkilenerek alternatif kitapları raflara tekrar çıkarttığı halde hiç biri onun satış hızına yetişemiyor. Kelimenin tam anlamıyla bir Marankimania olgusu yaşanıyor...

1- Umut - Ayşe Kulin - Everest Yayınları


2- Şifalı Bitkiler - Ahmet Maranki, Elmas Maranki - Mozaik Yayınları


3- Bab-ı Esrar - Ahmet Ümit - Doğan Kitap


4- Ozan Beedle'ın Hikayeleri - J.K. Rowling - Yapı Kredi Yayınları


5- Son Ada - Zülfü Livaneli - Remzi Kitabevi


6- Tutulma - Stephenie Meyer - Epsilon Yayınevi


7- Cahillikler Kitabı - John Lloyd,John Mitchinson - NTV Yayınları


8- Kıt'a Dur - Şamil Tayyar - Timaş Yayınları


9- Tarih-Lenk - Y. Hakan Erdem - Doğan Kitap


10- Apokrifal - Aydoğan Vatandaş - Timaş Yayınları


11- Zar Adam - Luke Rhinehart - Pegasus Yayıncılık


12- Luisito - Susanna Tamaro - Can Yayınları


13- Olasılıksız - Adam Fawer - April Yayıncılık


14- İhaneti Gördüm - Erdal Sarızeybek - Pozitif Yayıncılık


15- Osmanlı'nın Mahrem Tarihi - Mustafa Armağan - Timaş Yayınları


16- Masumiyet Müzesi - Orhan Pamuk - İletişim Yayınları


17- Ölmeden Önce Keşfetmeniz Gereken 5 Sır - John Izzo - Pegasus Yayıncılık


18- Bu Yıl Farklı Olacak - Maeve Binchy - Doğan Kitap


19-La / Sonsuzluk Hecesi - Nazan Bekiroğlu - Timaş Yayınları


20- Talat Paşa'nın Evrak-ı Metrukesi - Murat Bardakçı - Everest Yayınları."

Kaynak: Haber7

Klik disini untuk melanjutkan »»

stres-hiperaktivite ve depresyon için

.
0 yorum


Prof. Dr. Ahmet Maranki stres ,hiperaktivite ve depresyona karşı bitkisel çözüm önerilerini açıkladı:

1- Stres ve gerginliğe karşı ; yeşil çay demlerken içine 3-4 adet tane karanfil atın. İyi bir sakinleştirici ve aynı zamanda yorgunluk gidericidir.

2- Yarım litre suya 5 gr. Kediotu (Valeriana officinalis) koyup 5 dakika kaynattıktan sonra sabah akşam 1 fincan için.

3- Her gün 5 tane badem yiyin ve sabah yüzünüze badem yağı sürün.

4- Depresyon ve hiperaktiviteye karşı 1 litre suyun içine 5 gr tane kimyon ve 5 gr. sarı kantaron koyup 15 dakika kaynatın. Günde 2-3 su bardağı için.

Prof. Dr. Ahmet Maranki

Klik disini untuk melanjutkan »»

Öksürük için pratik bitkisel formüller

.
0 yorum

Uzun süren öksürükler bir rahatsızlık değil,çeşitli hastalıkların belirtisidir. Her hangi bir tıbbi hastalığa bağlı olmayan uzun süreli öksürükler için birtakım bitkisel tedaviler uygulanabilir.


Okaliptüs,nane, ıhlamur, zencefil, meyankökü hapları ve şurupları. c vitamini, ıhlamur, zencefil, şahtere, hibiskus, meyankökü öksürük için yararlı bitkilerdir.


Ihlamur, zencefil, meyankökü beraber kaynatıldığında etkisi büyük olmaktadır.Yulaf samanı çayı ile üzerlik tohumu da kronik bronşite ve öksürüğe iyi gelmektedir.



Öksürük için pratik bitkisel formüller:

* Malzemeler:
2-3 parça parmak ucu kadar zencefil,
iri bir tutam ıhlamur,
1 çay kaşığı hibiskus,
1 çay kaşığı şahtere otu

Uygulanışı: Malzemeleri 1 su bardağı kadar suyun içinde 3-4 dakika kaynatın.2-3 dakika kısık ateşte demlendirildikten sonra için.

Şekeri fazla kullanmak doğru değildir. Çaya nöbet şekeri konulduğunda öksürüğü azaltır.

* Günde 2-3 kez meyan kökü çiğnemek de faydalıdır.

* Zencefil, kekik ve alerjik kökenli olmayan öksürükte karabiber yararlıdır.



* Kronik öksürük için 2 tane kara turp, kabak oyacağı ile 5-6 yerinden oyulur. oyukların içerisine bal doldurulur ve sadece oyukların üzeri turp parçalarıyla kapatılarak 24 saat bekletilir.Daha sonra içindeki sıvı şişeye doldurulur ve günde 3 çorba kaşığı içilir.

* Kuşburnu, ısırgan, zencefil, şahtere ve hibiskus çaylarını içmek de yararlıdır.

* Ebegümeci kaynatılır,içine zeytinyağı ve limon ilave edilerek bol bol yenirse göğsü yumuşatır.Öksürüğü hafifletir ve balgamı söker.

*Toz zencefil ile bal karıştırılarak yenilirse öksürüğe iyi gelmektedir.

Klik disini untuk melanjutkan »»

Behçet hastalığı için kişniş-kara kimyon kürü

.
1 yorum

Prof. Dr. Ahmet Maranki, Behçet hastalığı için kişniş-kara kimyon kürünü tavsiye ediyor :

Hazırlanışı: Yarım litre kaynar suyun içine 10 gram toz kişniş koyarak 5-6 dakika daha kaynatın. Elde ettiğiniz sudan bir su bardağı sabah , bir su bardağı da akşam için. Bu uygulamayı 7 gün yapın.

Bu uygulamaya ilave olarak geceleri yatmadan önce bir çay kaşığı toz kişnişi ağzınızda yaralarınızın üstünde gezdirin.

Taze kişnişi ağzınızda çiğneyin. yaralarınız üç günde iyileşecektir.

Klik disini untuk melanjutkan »»

Hangi mevsimde hangi ne yenir ?

.
0 yorum

OCAK

Balık: Kefal, tekir,kırlangıç, istrongilos, levrek,





Sebze: Kereviz, lahana, brüksel lahanası, brokoli, havuç, pırasa, ıspanak, pazı, kara turp, kırmızı turp




Meyve: Elma, nar, portakal, armut, ayva, greyfurt




Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Sebze ve et suyuyla hazırladığınız çorbaları sofranızdan eksik etmeyin. Hareketsiz geçirdiğiniz soğuk kış günlerinde çorbalar bağırsak sisteminizi düzene sokar. Soğuk havalarda vücuda direnç veren balık ve baklagiller de en çok tüketilmesi gereken yiyeceklerdendir.




ŞUBAT


Balık: Uskumru, istavrit, lüfer, palamut, tekir, kefal, kalkan, gümüş balığı,





Sebze: Brokoli, brüksel lahanası, karnabahar, pazı, ıspanak, pırasa, pancar, defne yaprağı, havuç, turp.





Meyve: Elma, portakal, muz, armut, greyfurt, ayva.




Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Kansere karşı etkili lahanagilleri (lahana, brüksel lahanası, karnabahar ve brokoli) sık sık tüketin. Bol beta-karoten içeren havuç ile salata, zeytinyağlı yemek veya havuç suyu hazırlayın.




MART


Balık: Levrek, kalkan, kefal




Sebze: Ispanak, havuç, pırasa,kırmızı turp, brokoli.




Meyve: Elma, muz




Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Mart, hafif beslenmeye ve diyet yapmaya başlamak için ideal bir aydır. Mart, aynı zamanda ilkbahara geçtiğimiz aydır. Bu nedenle hafif ve bir o kadar da direnç veren besinleri tüketmeye özen göstermeniz gerekir. Balık, ızgara et, sebze ve meyveleri bol tüketmelisiniz.




NİSAN


Balık: Kalkan, kılıç, kırlangıç, tekir, barbunya
Sebze: Taze soğan, taze sarımsak, kuşkonmaz,taze kekik, bakla, marul.




Meyve: Can erik




Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Kuzu etinin en taze ve lezzetli zamanıdır. Bahar aylarında et olarak kuzu eti tercih edilmelidir. Sütlü hafif tatlılar yiyin. Sabah kahvaltılarında ve geceleri yatmadan önce bir bardak süt içmelisiniz. Hafif fakat sağlıklı beslenerek ve açık havada düzenli yürüyüşler yapıp fazla kilolarınızı verebilirsiniz.




MAYIS





Balık: Barbunya, levrek, kılıç, kırlangıç, dilbalığı,





Sebze: Enginar, bakla, madımak, semizotu, papatya, ebegümeci, domates, salatalık.





Meyve: Çilek, yeşil erik, malta eriği, dut.




Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Çilek ömrü kısa olan bir meyvedir. İçinde bulunan zengin vitaminler (özellikle de C vitamini) ve mineraller sayesinde ani enerji verip, bahar aylarında ortaya çıkabilen yorgunluk belirtilerini giderir.




HAZİRAN





Balık: Mercan, levrek, barbunya.





Sebze: Enginar, taze patates, taze fasulye, bakla (ayın ortasına kadar), bezelye, kabak, patlıcan, sivribiber, domates, salatalık, kuzu ıspanak, semizotu, rezene, marul, üzüm yaprağı, taze soğan, taze sarımsak, dereotu, dolmalık biber, çalı fasulyesi.





Meyve: Kiraz, yeşil erik, malta eriği, kayısı, şeftali, dut.




Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Kısa ömürlü dut ve kiraz bu ayda bol bol tüketilmelidir. Her ikisi de zengin vitamin ve mineral kaynağıdır.




TEMMUZ





Balık: Sardalye, barbunya, tekir, ıstakoz, böcek, pavurya.





Sebze: Domates, salatalık, bezelye, dereotu, kum havucu, taze fasulye, kuzu ıspanak, kabak, patlıcan, semizotu, sivribiber, dolmalık biber, çalı fasulyesi, barbunya fasulyesi.





Meyve: Kayısı, şeftali, kavun, sarı erik, karpuz, ahududu, vişne.




Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Semizotu, balıktan sonra en çok omega-3 içeren sebzedir. Vücut tarafından üretilmeyen bir yağ asidi olan Omega-3, kalp hastalıklarına, zihinsel karışıklığa ve bunamaya karşı ekilidir.




AĞUSTOS





Balık: Çingene palamudu, mercan, kılıç, sardalye.





Sebze: Domates, salatalık, patlıcan, dolmalık biber, çarliston biber,sivribiber, taze fasulye, barbunya fasulyesi, kabak, mısır, kırmızı salçalık biber.





Meyve: Kayısı, kavun, kırmızı erik, şeftali, vişne, böğürtlen, karpuz, incir, mürdüm eriği, üzüm.




Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Yaz meyve ve sebzelerinin en olgun zamanıdır. Bol meyve yemelisiniz. Bunun yanısıra balık, zeytinyağlı sebze, hafif soslu makarnaları günlük öğünlerinize paylaştırın.




EYLÜL





Balık: Palamut, lüfer, kılıç, sardalye, kolyoz, kırlangıç.





Sebze: Mantar, patlıcan, mısır, pazı, biberiye, barbunya fasulyesi,kabak, dolmalık biber, kırmızı salçalık biber.





Meyve: Mürdüm eriği, fındık, kavun, karpuz, incir, üzüm.




Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Eylül, kışa hazırlık ayıdır. Vücudu soğuk mevsime hazırlamak gerekir.Bol balık, sebze, meyve ve makarna gibi enerji verici karbonhidratlar ağırlıklı beslenin. Mürdüm erik ve fındığı her gün belli bir miktar tüketmeye özen gösterin.

EKİM


Balık: Palamut, lüfer, istavrit, barbunya, kılıç, mercan, sardalye.


Sebze: Mantar, fındık, ceviz, ıspanak, yerelması, pırasa, lahana,kıvırcık salata, kırmızı turp, karnabahar, havuç.


Meyve: Armut, ceviz, üzüm,elma, greyfurt, mandalina, muz.

Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Ekim ayında omega-3 içerikli cevizin tam zamanı. Cevizi bu aylarda bol bol tüketin. Ayrıca mantarlı nefis yemekler pişirebilirsiniz. Mantar, balık, et ve sebzelere çok yakışır. Mantarı ızgarada üzerine peynir serperek pişirip kahvaltıda da yiyebilirsiniz.




KASIM





Balık: Mezgit, ringa





Sebze: Balkabağı, kabak, lahana, kereviz, pırasa, yerelması, havuç,ıspanak, karnabahar, pazı.





Meyve: Ceviz, kestane, üzüm, elma,muz, mandalina, nar, armut, kivi,greyfurt, Trabzon hurması.




Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Kasım ayında balkabağından bol bol yararlanın. Çorbası, tatlısı ve pastası ile nefis lezzetler hazırlayabilirsiniz. Balkabağını ayrıca etli sebze yemeklerine de ilave edebilirsiniz. İçerdiği bol beta-karoten sayesinde kansere karşı etkili bir sebze.




ARALIK





Balık: Levrek.





Sebze: Balkabağı, lahana, yerelması, pırasa, brüksel lahanası,karnabahar, ıspanak, kereviz, havuç, pazı, kara lahana.





Meyve: Elma, mandalina, portakal, nar, armut, muz, kivi, kestane,greyfurt, ayva, Trabzon hurması.


Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:

Soğuk algınlığı hastalıklarına yakalanmamak için sağlıklı beslenin.Portakal veya greyfurt suyu için. Ispanak, baklagil, et, yoğurt, muz,elma ve kuruyemişleri bol tüketin.

Klik disini untuk melanjutkan »»
 

Zirve100 Site ekle
oyun komedi sohbet siteleri

Ahmet MARANKİ Kimdir?

Ahmet MARANKİ Kimdir?
Ahmet Maranki 1956 yılında İnebolu'da doğdu. Liseyi İstanbul'da bitiren yazar ilk önce Tütün Eksperleri Yüksek Okulu’nu bitirip 1976 yılında stajını tamamlayarak devlet görevine başladı. Sırasıyla 1981 yılında İstanbul Üniversitesi T. Endüstri Mühendisliği’ni, 1986 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sosyal Siyaset Bölümünde ‘master’ını, 1990 yılında aynı bölümün Sosyal Siyaset Çalışma Ekonomisi Endüstri İlişkileri alanında doktorasını tamamladı. 1991 yılında ABD'de mesleki alanda mahalli idareler, sosyal güvenlik sistemleri ve tarım alanında doktora üstü bilimsel çalışma ve araştırmalarda bulundu. 1993 yılında SSCB'nin yıkılmasıyla Azerbaycan devletinin talebi üzerine, T.C. adına görev yaptığı ilgili birimin baş uzmanı olarak araştırmalar yapmak ve üniversitelerde ders vermek üzere görevlendirildi. T.C. adına Azerbaycan Birleşmiş Milletler Teşkilatı (BMT) U.N.D.P, UNV birimlerinin kalkınma programları çerçevesinde devlet ve özel üniversitelerinin planlı ekonomiden pazar ekonomisine geçişleriyle ilgili "Principles Marketing", International Economic Organization", "International Marketing", "Islam Economy Relation" ders programlarının hazırlanıp uygulanmasında "University Lecturer" unvanıyla "Specialist" olarak diplomatik statüde görev yapan yazar, Azerbaycan Millî Meclisi’nde danışmanlık yapmış olup, bu çalışmalarını "Türkiye Azerbaycan Haricî İktisâdî Alakaları" , "Agent Mukaveleleri" adlı kitaplarıyla yayınlamıştır. Ahmet Maranki yaptığı bu ve burada kaydedilmeyen çalışmalarıyla 1998 yılında Azerbaycan’da "Yılın En Başarılı Yabancı Bilim Adamı" seçilmiştir. BMT'nin Unesco ve Avrupa Birliği nezdinde kurularak faaliyet gösteren IPA-International Personel Academy'de görev yapan yazar; yaptığı bu ilmî çalışmalar, hazırlanan ders programları ve bunların uygulanması, yayınlanan kitaplar ile ilmi şura kararıyla "Univesity Lecturer" göreviyle "Economy" alanında profesör unvanı alarak ‘Ateste’ edilen tek T.C. vatandaşıdır. Kafkasya ve Azerbaycan’da kaldığı bu sürede yazar, SSCB'nin çağdaş dünyaca bilinmeyen yönleriyle ilgili stratejik ve kozmik araştırma merkezlerinde eğitimde bulunarak ekstrasens ve bioenerjist unvanını almıştır. Yazar eserlerinde de görüleceği gibi T.C.’deki devlet görevi sırasında meslekî çalışmaları yanında, 1987'de Ortadoğu'daki İran-Irak Savaşı sırasında Musul-Kerkük bölgesinde Türkmenlerle ve Suudi Arabistan’da İslam konferansıyla ilgili, 1990 yılında Balkanlarda ve Bulgaristan'daki Türklere uygulanan asimilasyon ve tehcirle ilgili, 1991 yılında ABD'de Müslüman-Kızılderililerle ilgili, 1993'ten günümüze kadar da Kafkaslardaki Türkler ve bilhassa Azerbaycan’la ilgili çeşitli kuruluşlarla işbirliği içinde görev yapmıştır. Bu çalışmalarını ulusal ve uluslararası yazılı ve görsel medyada 55 adet tebliğ, 10 adet ders ve sosyal muhtevalı kitap ve "strateji" adıyla yayınlanan makaleleriyle kamuyla paylaşmıştır.Pek çok bilimsel araştırmanın öncülüğünü yapan ve Rusya-Avusturya-Azerbaycan -Türkiye'nin bilim adamlarından oluşarak 1990 yılında kurulan "Bilim ve Buluş Adamları Derneği'nin genel sekreterliğini de yürüten yazar, halen Türkiye’nin AB'ye girme sürecinde AB stratejilerinin hazırlanmasıyla ilgili olarak Hollanda Amsterdam'da "Türkiye Hollanda Vakfı"nı ve bu kitabın konuların bilimsel olarak araştırmalarının yapıldığı "The Institute for Cross Cultural Health" adlı enstitünün başkanlığını yürütmektedir. BMT Asya-Pasifik ve Avrupa Başkanı Setsuka Yamazaki tarafından başka projelerde uzman olarak çalışmak üzere davet edilen yazar, Türkiye'de kalarak bu necip millete hizmeti ön planda tutmuştur. 1969 yılından beri sporla yakından ilgilenen yazar, kara kemer, judo, tekvando, şhiatsu hocası olarak halen Güreş İhtisas Kulübü’nde Türk sporuna hizmet vermektedir. Dünyada ve Türkiye'de sosyal ve stratejik pek çok vakıf, dernek, düşünce kulüpleri vs. gibi NGO'larda (Sivil Toplum Kuruluşu) faaliyet gösteren yazar evli ve 3 çocuk babası olup İngilizce, Arapça, Rusça, Azerice, Osmanlıca bilmektedir. Prof. Dr. Ahmet Maranki’nin 5 ayrı sahada 54 adet yayınlanmış eseri bulunmakta olup, yazarımızın son eseri “Kozmik Bilim ve Bilinçle Yaşam Enerjisi” kitabı bugüne kadar 2 yılda 73 baskı yapmıştır.
Namablogkamu is proudly powered by Blogger.com | Template by o-om.com | Power by blogtemplate4u.com